Analiz

Sinemamızın Yıllardır Hesaplaşma Bekleyen Kara Lekesi “Erotik Film Furyası”

Erotik Film Furyası ve Yeşilçam

            1975 yılı, Yeşilçam’da renksiz filmlerin tamamen son bulması ve televizyonun da ciddi ciddi rakip olarak görülmeye başlanması bakımından oldukça önemlidir. Sinema salonları yavaş yavaş televizyonu kendine rakip olarak görmeye başlamıştır. 1978 yılı sonlarına doğru videonun da yaygınlaşmasıyla birlikte sinema salonları adeta boşalmaya başlamıştır. Uzakdoğu’dan ithal filmlerin de çare olamadığı bu dönem bile hasta Yeşilçam’ı ayağa kaldıramamıştır maalesef. Zira ülkenin siyasi durumundan dolayı aileler evlerine çekilmiş, yapımcılar da sokaktaki adama film yapmaya başlamışlardı. Çareyi İtalyan seks komedilerini göstermekte bulan salon işletmecilerini gören prodüktörler bir anda kendi sektörünü de oluşturmaya başlamıştı. “Biz neden yapmayalım? “deyip kolları sıvayarak yeni ve bugünlerde bile etkileri unutulmayan karanlık bir dönemi başlattılar: Erotik Film Furyası.

               Önceleri çok basit tekniklerle, çabuk tüketilen filmler olarak çekilmeye başlanan masum seks komedileri giderek çığırından çıkmış ve 1979 yılında pornografiye kadar ulaşmıştır. Bu anlamda 1979 yılında yönetmen Naki Yurter’inÖyle Bir Kadın Ki” isimli filmi Türk sinemasının ilk uzun metraj porno filmi olarak kayıtlara geçmiştir. Ancak pornografik filmler sadece yedi veya sekiz film olarak kalmış, diğer bütün filmler erotik komedi türünde çekilmiştir. Tabii ki bu filmler kısmen gişede de başarılı olmuş hatta ilerleyen yıllarda, ta ki doksanların ortalarına kadar birçok sinema işletmecisinin borç batağından kurtulmasına vesile olmuştur. Bu konuya bir örnek verecek olursak 1984 yılında babamın açmış olduğu sinemada Uzakdoğu filmlerinden hayli zarar etmiş, senetlerimizi ödeyememiş icralık olmuştuk. Babam o tarihlerde yakın arkadaşı olduğu Bizim Film’in sahibi ve dönemin önemli oyuncularından Behçet Nacar’dan tam sekiz film alarak (ki bu filmlerin tamamı erotik filmlerdi) sinema salonumuzu kısa zamanda batmaktan kurtararak kâra geçirmiştir.

Erotik Film Furyası

              Erotik Film Furyası kendi oyuncularını da yaratmıştı, bu filmlerde oynayan oyucuları sayacak olursak erkek oyuncuların birçoğu ekonomik sıkıntı çeken dönemin ünlü tiyatrocuları; Ali Poyrazoğlu, Hadi Çaman, Aydemir Akbaş, Mete İnselel, Gazanfer Özcan, Rüştü Asyalı, Behçet Nacar;  kadın oyuncuları ise her biri kendine özgü güzellikleri olan Zerrin Egeliler, Feri Cansel, Arzu Okay, Mine Mutlu, Karaca Kaan, Dilber Ay, Zerrin Doğan, Meltem Işık ve Figen Han gibi oyunculardı. Ancak bana göre yazımın başlığında da dediğim gibi hesaplaşma bekleyen sorun da burada başlıyor; bu filmlerde oynayan erkek oyuncuların her biri furyanın sonlanmasıyla birlikte mesleki kariyerlerine devam etmişler, aradan yıllar geçmesine rağmen hiçbir şey olmamış sanki o dönemi hiç yaşamamış gibi konuşmaktan bile kaçınmışlardır. Buna karşın kadın oyuncuların kimisi yönetmen sevgilisi olmadığı için oyunculuk serüvenini erken tamamlayarak, hiçbir yerde oyuncu sayılmayarak, kimi intihar ederek kimi de hastalıktan erken yaşta yaşama veda ederek dönemin ebedi günah keçisi olarak tarihe kara yazıyla geçmişlerdir. 1979 yılında oyuncu Zerrin Egeliler bir yılda tam  28 (yirmi sekiz) film çekerek kırılması güç bir rekora da imza atmıştır ama o da furyanın sonlanmasıyla birlikte Bursalı bir gazino patronuyla evlenerek mütevazi bir hayatı seçmiştir.

               Bugünkü dizi ve televizyon sektöründe anlatılanlar, garip izdivaç ve yemek programları, cemaatlerin içinden sızarak beyaz camdan evimize giren kirli ilişkilerle bezenmiş hayatlara göre Erotik Furya bence daha kaliteliydi. Yazdıklarımı bir cümle ile özetleyecek olursam: “Civciv çıkacak kuş çıkacak” filmi, bugün yapılan garip izdivaç ve yemek programlarından daha masumdur…

/p>

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

1 yorum

  1. yabancı sinema sektörleri, özellikle İtalyan sineması bu tarza kendilerine ait bir kültür olarak bakarken biz neden kara leke olarak bakıyoruz?

Yorum bırakın

Levent Demirci

Levent Demirci

Sinema Yazarı
30.12.1974 Bursa doğumluyum. Babam 1974 ve 1990 tarihleri arasında Bursa'da sinema işletmeciliği ve film dağıtımı yaptı. Ben de sekizinci kısa filmimin çekimlerini henüz tamamladım. Bir de uzun metraj senaryom bulunmaktadır. Çekim için destek beklemekteyiz. Bursa'da yerel basında sinema köşe yazarlığı ve İsmail Güneş 'in filmlerinin Bursa galasını yaptım. Türk sinemasını ve yönetmenlerini Yeşilçam'dan itibaren itinayla takip etmekteyim. Mail yollamak için linke tıklayın.