Seyirci yorumları

Sıfır Vadeli Hayat-Necip Gözüaçık

Ömrü inşaatlarda çalışmakla geçen İbrahim, muayene olduğu doktordan kanser olduğunu öğrenir. Çaresiz bir şekilde otobüse binip tekrar çalıştığı şantiyeye geri döner. Yönetmenin dönüş yolunda gösterdiği yüksek yüksek binalar kısalan hayatlara bir nazire olur sanki.

Van’daki depremden sonra ailesine daha iyi bakabilmek için İstanbul’a gelmiştir İbrahim. Yeğeni Yusuf da aynı şantiyededir. Özde değil sözde iş güvenliği olan çalışma ortamı, şantiye şefi ile işçiler arasındaki çıkar/çıkmaz ilişkisi, inşaat patronunun göz doymazlığı geçen yıllarda aslında hiçbir şeyin değişmediğini göstermektedir. Bu film yıllar önce Ömer Lütfi Akad’ın çektiği “Diyet” filmini getirir akıllara. Resul o filmdeki Erol Taş (Bilal Usta); Yusuf da Hakan Balamir (Hasan) olmuştur adeta.

İbrahim’in hastalığı günden güne kötüye gitmekte ama bir yandan da para kazanmaya devam etmesi gerekmektedir. Sıla hasreti çeken İbrahim, kızının onun için resimde çizdiği kanatlarla biraz daha tutunur hayata/inşaata. Öte yandan Yusuf ustabaşı Resul’ün sağ kolu olma yolunda ilerlemekte, sevgilisi Nihal ile birlikte geleceğe dair hayaller kurmaktadır.

İnşaatta çalışan işçiler bir türlü geciken ödemelerini, emeklerinin karşılığını alamamaktadır. Patron, ustabaşı Resul’ü oyalamakta; Resul de işçileri oyalamaktadır. Şantiye alanında yaşanan ve ölümle sonuçlanan iş kazası ise normal bir olaymış gibi karşılanmış; bir kafede tavşankanı çay içerken yapılan kan parası teklifi ile örtbas edilmeye çalışılmıştır.

Yüksek binanın içinde İbrahim’in anlattığı karınca hikâyesi işçilerin, çaresiz durumda olanların yaşamına dair bir perspektif sunar bizlere. Herkes bir şekilde hayata tutunmaya çalışmaktadır aslında. Ya da sevdiklerinin tutunması için kendini serbest bırakmaya.

İlk film olmanın getirdiği bazı tecrübesizlikleri içeriyor olsa da genel olarak değerlendirildiğinde başarılı bir film var karşımızda. Oyunculuklar da dengeli bir seviyede.  Filmin içerisindeki mizahi tat dozunda;  Mahmut Fazıl Coşkun’un filmlerindeki (Yozgat Blues, Uzak İhtimal) mizaha yakın. Filmin müziklerinde inşaat araç gereçlerindeki mekanik seslerinin kullanılması güzel/yerinde bir tercih olmuş.

Not: Bu yazının tüm hakları sinegazeteye aittir. İzin almadan, kaynak gösterilmeden kopyalanması telif hakları yasasına aykırıdır. 

Necip Gözüaçık

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Necip Gözüaçık

Necip Gözüaçık

Sinema Yazarı
1984 doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun oldum. Yaklaşık on yıldır özel bir şirkette haberleşme ve yazılım mühendisi olarak çalışmaktayım. Sinemaya olan ilgim ilkokul yıllarından itibaren Kemal Sunal filmleri ve Arzu Film yapımları ile başladı. Üniversite yıllarında ve sonrasında ise Nuri Bilge Ceylan sineması, sanat filmleri ile daha farklı bir boyut kazandı. Elimden geldiğince sinema ile ilgili yeni şeyler öğrenmeye, okumaya ve takip etmeye çalışıyorum. Sinema salonlarında izlediğim filmlerle ilgili notlar almak, onlarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmak bana oldukça keyif veriyor. Amatör bir ruh ile profesyonel sinemasever olarak yaşamaya çalışıyorum.Mail yollamak için linke tıklayın.