Retro FilmlerSeyirci yorumları

Kusursuz Kul Olmaz-Necip Gözüaçık

Karanlık bir atmosfer ile açılıyor film. İki kız kardeşin araba ile gecenin içinden ilerleyerek bir şeylerden/yerlerden kaçtıklarını sonradan anlıyoruz. Abla Yasemin’in ‘özgür kadın’ imajına uygun davranışlarına, daha filmin başındaki denize girme sahnesinden tanık oluruz. Yasemin, aynı isimli çiçeğin sembolize ettiği güzelliğin ve çekiciliğin verdiği güçle dış dünyaya kendini açmaktadır. Küçük kardeş olan Lale ise yine aynı isimdeki çiçeğin simgelediği aşkı ve sevgiyi daha kendi içinde yaşamayı tercih eden bir karakter izlenimi vermektedir. Öte yandan “Yasemin” her mevsim çiçeklenebilen bir bitki iken; “Lale” bitkisi genellikle yılda bir defa çiçek açmaktadır. Bu bağlamda filmdeki iki temel karakterimizin “Yasemin” ve “Lale” olarak isimlendirilmiş olmasını anlamlı buluyorum.

Yolculuğu tamamlayıp yıllar sonra tekrar anneannelerinin yazlıklarına gelmişlerdir iki kardeş. Henüz yaz sezonunun açılmamış olması ile etraf oldukça sakindir ki bu da iki kardeşin şu an en çok ihtiyacı olan şeydir hiç şüphesiz. İki kardeş yazlıktaki ilk akşamlarında evin bahçesinde yerde uzanmış gökyüzünün altında eskileri yâd etmeye, dertleşmeye başlamışlardır.

Yasemin, yazlığa gelişlerini bir tatil olarak görüp hakkını vermeye çalışırken kardeşi Lale mümkünse hiç dışarıya çıkmadan bu tatili ya da kaçışı geçiştirmek istemektedir. Hiç değilse bir süreliğine de olsa. Yasemin’in koşu yapmak için dışarıya çıktığı bir sahnede kameranın, Yasemin’in yerde rastladığı cam kırıklarından Lale’nin sırtındaki yara izlerine kesme yapmasını görürüz. Merakımız biraz daha artıverir bu iki kardeşin başından geçen olayla ilgili.

Abla kardeş birbirleri ile yalnız başlarına ‘mutlu mesut’ yaşarlarken, karşılarına yan komşuları “Kerim” çıkıverir. Kerim’in ortaya çıkışı kardeşler arasındaki taht/rol kavgalarının da başlangıcı olması nedeniyle film içinde önemli bir yere sahip. Yasemin, Kerim’i potansiyel bir sevgili ya da cinsel arzularının hamisi olabilecek bir aday olarak değerlendirirken; Lale onu potansiyel bir dış tehdit, kendilerinin korunaklı yapılarına zarar verecek bir dış etken olarak görür.

Lale, yavaş yavaş çiçeğinin çeperlerini dışa doğru açmaktadır: Kerim ile arkadaşça yakınlaşmaları, evin tesisatındaki problem için inisiyatif almaya çalışması vb. gibi. Evin tesisatı demişken bu konu ile ilgili çekilen bir sahneden bahsetmeden geçemeyeceğim. Oldukça beğendiğim bir sahneydi bu filmde. Evin tesisatını incelemeye gelen ustanın yanındaki çırağın, Lale ve daha sonra onlara dâhil olan Yasemin’i süzmesi, tesisatın yapılması süreci ile ilgili donuk diyaloglar. Oldukça doğal bir sahne olarak yorumladım bu bölümü. Evin kızlarından gözlerini alamayan çırağı da efsane “Bizimkiler” dizisindeki tesisatçı Davut Usta’nın yeğeni “Galip” ya da oğlu “Halis “e benzettim.

Filmin sonuna doğru yaklaşırken bir yemek davetine tanık oluruz. Kerim, komşuları Yasemin ve Lale’yi işlettiği barın yakınındaki bir balık lokantasına akşam yemeğine davet eder. İki kardeşin birbirlerine olan sevgiden 180 derece dönüş yaparak nefretlerini akıttıkları bir pasaj izleriz bu bölümde.

Yine filmin başındaki o karanlık atmosfere geri döneriz. Gecenin kuytusunda arabalarıyla ilerlerken, Lale’nin filmin başından beri korktuğu şey gerçekleşir ve sonunda araba bozulur. Başlarından geçen kötü olayı tekrar anımsayıp bir hesaplaşmaya giderler. Buradaki sahnede, arabanın parlayan farlarının sorgu odası hissini vermesi ve rüzgârın şiddetinin tartışmanın derinliğiyle paralel olması etkileyici bir çekim olmasını sağlamış. Bir süre sonra ıssız yoldan geçen bir minibüse binerler abla kardeş. Yasemin ve Lale bindikleri minibüsün en arkasına geçip otururlarken belki de kusursuz olmadıklarını yavaş yavaş anlıyorlardır kim bilir.

Filmin Künyesi:

KUSURSUZLAR / 2013 / 95´ / Yönetmen: Ramin Matin / Senaryo: Emine Yıldırım / Görüntü Yönetmeni: Deniz Eyüboğlu / Kurgu: Ramin Matin, Theron Patterson / Oyuncular: Esra Bezen Bilgin, İpek Türktan Kaynak, İbrahim Selim, Mehmet Ali Nuroğlu, Suna Selen, Melih Düzenli

NECİP GÖZÜAÇIK

Not: Bu yazının tüm hakları sinegazeteye aittir. İzin almadan, kaynak gösterilmeden kopyalanması telif hakları yasasına aykırıdır.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Necip Gözüaçık

Necip Gözüaçık

Sinema Yazarı
1984 doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun oldum. Yaklaşık on yıldır özel bir şirkette haberleşme ve yazılım mühendisi olarak çalışmaktayım. Sinemaya olan ilgim ilkokul yıllarından itibaren Kemal Sunal filmleri ve Arzu Film yapımları ile başladı. Üniversite yıllarında ve sonrasında ise Nuri Bilge Ceylan sineması, sanat filmleri ile daha farklı bir boyut kazandı. Elimden geldiğince sinema ile ilgili yeni şeyler öğrenmeye, okumaya ve takip etmeye çalışıyorum. Sinema salonlarında izlediğim filmlerle ilgili notlar almak, onlarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmak bana oldukça keyif veriyor. Amatör bir ruh ile profesyonel sinemasever olarak yaşamaya çalışıyorum.Mail yollamak için linke tıklayın.