Seyirci yorumlarıVizyon Filmleri

İkimizin Yerine-Ulvi Karayiğit

İlk yarısıyla her ne kadar sıradan bir aşk filmi gibi gözükse de, filmin içine girdikçe dramatik bir aile hikâyesi ortaya çıkıyor.

Film, liseli bir kızın öğretmenine âşık olmasıyla başlıyor ki, Serenay Sarıkaya rolünün hakkını sonuna kadar vermiş. Karakterin saniyelik hal ve hareketlerinde saklı heyecanı ve tavırlarını dahi en ince detaylarına kadar yansıtıyor. Uzun süredir görmeyi özlediğimiz Nejat İşler ise; hastalığının üzerinde oluşturduğu psikolojinin de etkisiyle ve o bildiğimiz ağır tarzıyla,  karakter seçimine tam oturmuş. Aynı durum aslında filmin geneline hâkim. Oyuncu seçimleri bu kadar iyi yapılabilir mi? Baskın, her istediğini eşine ve kızına yaptıran anne rolünde Zerrin Tekindor hiç sırıtmamış ve rolünü layığıyla yerine getirmiş. Tekindor’u dizilerde bolca görmemize rağmen bu filmin, ikinci ya da üçüncü sinema filmi olması lazım. İlki hepimizin bildiği gibi Cem Yılmaz’ın senaryosunu yazdığı ‘’Pek Yakında’’ filmiydi. Orada da alkolik, gözden düşmüş ama bunu çok umursamıyormuş gibi görülen eski bir oyuncuyu canlandırmış ve rolünün hakkını vermişti. Filmdeki şu repliğini halen unutamıyorum: ‘’Pamuk şekere dönmüşsün lan!’’ Gerçi benzer bir repliği daha önce ‘Radyonun Resimlisi’ isimli web dizisinde duymuştum. Kırmızı başlıklı kızı canlandıran Elvan Aşan, yolu masallar âlemine düşen bir üniversite öğrencisine: ‘’Sakalların çok sevimli amca, siyah pamuk şekerler gibi’’ diyordu. ‘İkimizin Yerine’ filminin oyuncu seçimlerine dönecek olursak, içine kapanık baba rolünde İştar Gökseven ve mahallenin genç kızının esintisine kapılan delikanlı rolünde Özgür Emre Yıldırım da çok doğru seçimler olmuş. Tıpkı bir arkadaşımız saçını boyatır da, o renk çok yakışır ve ‘’senin rengin buymuş aslında’’ deriz ya! Hah işte öyle oturmuş bir oyuncu seçimi kadrosu var filmin.

Senaryo sıradan gibi gözükse de, finalde; aslında senaryonun ne kadar sağlam olduğunu ve en baştaki; ‘Öğretmenine aşık genç kız filmi’ dedirtebilecek görünümü kamuflaj gibi kullanıp aslında o kısımları nasıl ustalıkla ördüğünü kanıtlıyor. Finali bu kadar çekici kılan da tabi ki; ‘Ezel’ ve ‘Suskunlar’ dizisinden tanıdığımız isim: Pınar Bulut. ‘Ezel’i izlerken, dizinin bir diğer senaristi; Kerem Deren’in ya da Pınar Bulut için, ‘Sinema filmi yazsalar acaba nasıl olur?’ diye düşünmüştüm. ‘Bir Küçük Eylül Meselesi’ filminden sonra ‘İkimizin Yerine’ filmi de, bu soruma oldukça tatmin edici yanıtlar verdi. Hatırlayacağınız üzere ‘Bir Küçük Eylül Meselesi’ filminin de finali oldukça etkileyiciydi. Bu ikilinin diğer filmlerini de merakla bekleyeceğim gibi gözüküyor. Çocukken annemin pazardan gelmesini beklediğim gibi bekleyeceğim hem de.

Filmin sonu tam olması gerektiği gibi bitmiş. Final sahnesinden sonra aşk ilginç bir durumda kalıyor. Öyle ki kavuşsalar tuhaf, ayrı kalsalar tuhaf… Yani en güzeli açık uçlu bitirmekti. Tabii ki Marvel filmlerindeki gibi cast’tan sonra bir sahne daha yoksa.

Filmde gözüme batan tek şey; Çiçek’in iki yakın kız arkadaşından biri evlenecek, bu sebeple ekranda onu uzunca görmememiz sıkıntı değil, kafalarda ‘Düğün hazırlıkları yapıyorlardır’ düşüncesi oluşabiliyor. Fakat diğer kız birden ortadan kaybolmuş gibi oluyor ve düğüne kadar ortalıkta gözükmüyor. Samimi arkadaşı sonuçta, arar, sorar, durumu öğrenip bir teselli sahnesi mi koyulabilirdi acaba diye düşünmüyor değilim. Buna nazaran ‘Da Vinci’nin Şifresi’ serisinin son filmi; ‘Cehennem’in finalini çözmüş biri olarak, bu filmin finalini iki üç farklı tahminime rağmen çözemedim. Bu da filmi sevmenizi sağlayacak bir diğer unsur olabilir. Sinemada kaçırmayın diyebilirim.

ULVİ KARAYİĞİT

Not: Bu yazının tüm hakları sinegazeteye aittir. İzin almadan, kaynak gösterilmeden kopyalanması telif hakları yasasına aykırıdır. 

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Ulvi Karayiğit

Ulvi Karayiğit

Sinema Yazarı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Sinema ve Tv bölümünü okudu. Bir çok kısa film, yazdı, oynadı ve çekti. 2014 yılında TÜRSAK ve Kültür Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği "Geleceğin Sineması" 'nda senaryo ödülüne layık görüldü. Aktif bir şekilde televizyonda ve setlerde çalıştı. Ona göre damarlarından kan değil film şeridi akıyor.