Seyirci yorumları

Hollywood Jason Statham’ı İyi Pazarlıyor-Ulvi Karayiğit

*Dikkat bu yazı spoiler içermektedir.

Revolver (Tabanca) ile başlayan ve Taşıyıcı, Suikastçi, Tetikçi gibi filmlerle devam eden bir Jason Statham gerçeği karşımızda. İlk filmlerden itibaren aksiyon filmlerine yatkınlığı kendisini, seyirciyi ve ister istemez içinde bulunduğu sektörü bu tarz filmlere itti. Bu bağlamda birçok aksiyon filmi hayata geçti. Fakat güzel dövüş karografileri, havada uçuşan mermiler ve motor kovalamacaları bir anda Jason’ı tek tip oyuncu modeline soktu: Aksiyon filmi oyuncusu… Sinemanın başka türlerinde ve hatta başka karakterle bile rastlayamaz olduk Statham’a. Normal bir sinema izleyicisi bile Jason Statham için oturup bir film senaryosu yazabilir desek abartmış olmayız. Çünkü bütün filmlerin senaryosu aynı döngü üzerinde devam ediyor. Başı derde giren birine yardım etme, birilerini öldürmesi için tutulması, bir paket teslim etmesi için tutulması, görevini yapınca öldürülmek istenmesi ama hayatta kalıp intikam alması… Bu kalıpları daha çok sıralayabiliriz.

Bütün bunlara rağmen oturup da bir Jason filmi izlemiyorum dersem yalan olur, çünkü Brad Pitt’in çingene bir dövüşçüyü canlandırdığı ve yönetmen koltuğunda usta yönetmen Guy Richie’in yer aldığı ‘Kapışma’ filminde Statham’a bir sempatim başladı. Bunda tabiki filmdeki karakterinin adı da bir etken. Filmde adı Türk’tü ve bunun nedeni de annesinin onu uçakta doğurmuş olmasıydı. Çocuğa da uçağın adını vermişlerdi.

Sonuç olarak tek tipe indirgenmiş ancak işini iyi yapan, aksiyon filmleriyle ana akım Hollywood sineması izleyicisini büyük ölçüde tatmin eden bir Jason Statham oluştu diyebiliriz. Bizim sinemamızda da elbette böyle tek tip oyunculuğa indirgenmiş isimler var elbet ama olması gereken bir oyuncunun her rolde oynayabilmesidir. Bu Jim Carrey, ismi Türkçeye berbat şekilde çevrilen filmler arasında yerini alan ‘Sil Baştan’ filminde dram oynayarak ve 23 filminde bir gerilim oyuncusu olarak kanıtladı. Oyuncu girdiği kabın şeklini almalı, kap oyuncunun şeklini almamalı diyerek filme geçebiliriz.

SUİKAST (Mechanic 2)

Oyuncu seçimi yer yer iyi, yer yer de can sıkıcı düzeyde… Öncelikle Jason Satatham’dan başkası filme zor düşünülürdü diyerek başlayabiliriz. Tabi bunun nedenini de yukarda değinmiştik. Fakat Jessica Alba’nın donuk oyunculuğu, ‘’O karakteri başkası canlandırsaydı daha mı iyi olurdu?’’ dedirtiyor insana. Tommy Lee Jones ise imajı ve canlandırdığı karakterle filmde sırıtan bir diğer isim diyebilirim. Bu noktada da bir aksiyon filmi yaz ve yanına kimi koyarsan koy Jason götürür mantığı ortaya çıkıyor. Bu da çok yanlış bir düşünce… Unutmayalım ki Yüzüklerin Efendisin’de Frodo’yu Frodo yapan Sam’dir. Bu da diğer rollerin nasıl tamamlayıcı olduğunu kanıtlıyor bize.

Senaryo son noktaya kadar iyi gitti ancak finale doğru tökezleyecek gibi olsa da son anda kurtardı. Filmi iki adam suikastıyla bitirip kızı kurtarmak çok ucuz bir final olurdu ancak durumu biraz daha zora sokarak ama işin rengini arttırarak üçüncü adama gidilmesi ‘’hah işte’’ dedirtti. Fakat kıza âşık olmasının bir numara olduğunun söylenmesine rağmen ana karakterimiz yine de kıza âşık olup görevleri yapmaya gitti. Bile bile lades yapmasının tek nedeni iste tabi ki kendine olan güveni. ‘’Kızı da kurtarırım, suikastları de yaparım, kötü adamı da yenerim’’ diyor resmen. Spoiler (Ön Bilgi) verdiğim için bana kızmayın, çünkü bu üçünü yapamayan bir Jason Statham filmi düşünülemez. Yani aslında filmin sonu filmin başrolünden belli…

Filmde öyle ahım şahım sahne geçişleri ve metaforlardan söz edecek bir durum söz konusu değil tahmin ettiğiniz üzere. Ancak tekne sahnesinde kapıya konulan el bombası planı şık durmuş. Jason Statham’ın suikastleri gerçekleştirdiği yöntemleri de zekice tabi ki! Ancak bu nokta da içime sinmeyen; bu göz dolduran sahnelerin hepsinin fragmanda görülmesi. Her şeyi fragmanda verince ‘’Film güzelmiş’’ deyip gidiyoruz ancak filme girince bizi şaşırtan bir durum olmuyor. Biraz daha az ipuçları veren fragmanlar görsek fena olmaz diyerek yazımı burada sonlandırıyorum. İyi seyirler.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Ulvi Karayiğit

Ulvi Karayiğit

Sinema Yazarı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Sinema ve Tv bölümünü okudu. Bir çok kısa film, yazdı, oynadı ve çekti. 2014 yılında TÜRSAK ve Kültür Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği "Geleceğin Sineması" 'nda senaryo ödülüne layık görüldü. Aktif bir şekilde televizyonda ve setlerde çalıştı. Ona göre damarlarından kan değil film şeridi akıyor.