Seyirci yorumları

Bir Çalgı Çengi Analizi

Çalgı Çengi hem Tek Film hem de Efsane Olarak Kalsa mıydı?

İlk filmde Selçuk Aydemir, 30 bin liraya az sahneli bol yaratıcı bir iş ortaya koymuştu, ancak buna rağmen film gişede ilgi görmemişti. Aslında ilk çekildiğinde film mi, yoksa dizi miydi? O bile belli değildi. Yolu Cem Yılmaz’la kesiştiğinde durum çoktan netleşmişti. Çalgı Çengi İkimiz filmi gişe rakamlarına rağmen ilk film kadar iyi olmadığı düşünülüyor. Öncelikle karakterler doğallıktan ve gerçeklikten uzaklaşıp karikatürize edilmiş, aşırılaşmış. İlk filmdeki kadar Salih ve Gürkan’a doyamıyoruz. İlk filmde mafyayı oynayan Tuna Orhan ve Cahit Gök, ikinci filmde kendi renklerini ortaya koyamıyor, Tuna Orhan her ne kadar ‘bebeğim’ dese de. Ancak Salih’in telefonunda ‘bebeğim’ diye kayıtlı olması komikti. Cahit Gök ise dellenip dellenip sağa sola sıkmıyor, kimseyi vurmuyor. Karakter devamlılığı düşmüş. Tedavi mi oldu da böyle. Mesela, asılı adam saçmalasa ve o da kurşunları saydırsa bir nebze hissetsek onu. Her ne kadar o sahnedeki Cemil Şahin, farklı ve iyi bir karakteri canlandırsa da pek amaca hizmet etmiyor senaryoda. Öyle ki “İşler Güçler” dizisi içindeki “Çalgı Çengi” sahnesi bile ‘Çalgı Çengi İkimiz ‘den daha gerçekçi. Hatta, Behzat Ç’deki bölümleri de biraz daha ilk filmin havasında… Ama tüm bunlara rağmen filmin olumlu yanları yok mu? Elbette var. Bir kere fragmanı çok eğlenceli, insanın enerjisini yükseltiyor. Sonra hikâye çok güzel. Nikah memurunu teslim edip mafyadan mı çıkacaklar, yoksa nikah memuruyla gidip yeni bir star mı doğacak?

[su_frame][/su_frame]

Karakterlerin bu ikilemin içine düşmesi filmi kurtarmış. Bu eylem engel de olmasa cidden üzülecektim. Çünkü Selçuk Aydemir’in kalemini çok severim. Mesela filmdeki ‘İsmet’ karakteri Selçuk Aydemir’in çocukluğundan esinlendiği bir karakter. Bunu, ‘Mahalleden Arkadaşlar’ kitabında rahatlıkla görebilirsiniz. Orada İsmet, genelde taklalar atarak, oradan buradan zıplayarak gelirdi. Filmdeki “uçuyor abimiz” de buradan esinlenmedir. Mesela, İsmet’in çetesi hep tren raylarında boş bir vagonda toplanırdı. Filmde İsmet’in mekân vagon. Selçuk Aydemir, çocukluğundan aldığı esintileri filmlerine yansıtan ve farklı karakterler yaratan bir senarist ve yönetmen. Çalgı Çengi İkimiz ise imkanların artmasıyla o minimal dünyadan uzaklaşan bir film olmuş. Oysa biz bu iki adamın küçük dünyalarını sevmiştik ilk filmde. Onlar ikisi götürüyordu filmi, bu kadar fazla sahneye sınırsız bir kaleme girmeseler miydi acaba? Unutmayalım ki; yasaklar ve sınırlamalar da bazen harikalar yaratabiliyor. Tıpkı ilk filmde olduğu gibi, tıpkı 1960’da Psycho (Sapık)’ın duş sahnesinde yaptığı gibi. Kadın cinselliği ve bıçaklanmayı göstermek dönem şartları itibariyle yasaktı ve bu yasak harika bir sahne doğurarak sinema tarihinde filmin yer edinmesini sağladı. Çalgı Çengi İkimize bu hafta ikinci defa gideceğimi de bildireyim. Selçuk Aydemir’in diğer filmleri gibi eğlenceli ve insanı pozitif etkileyen bir film. İlk filmin jenerik müziğini zil sesi yapmış bir insanım, keşke ikinci filmde de aynı müziği duyabilseydik. Bu arada filmde hem ‘Çalgı Çengi’ geçişleri hem de ‘İşler Güçler’ geçişleri var. Keşke sadece ‘Çalgı Çengi’ geçişleri olsaydı, ama kapı deliğinden geçen kamera planı harikaydı diyebilirim. Son olarak filmde, yaşasaydı da Erdal Tosun’u da görebilseydik tekrar. Filmde düşünülmüş müydü bilmiyorum ama keşke hayatta olsaydı da izleyebilseydik. Filmde emeği geçen herkese teşekkürler. İyi seyirler.

Ulvi Karayiğit

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Ulvi Karayiğit

Ulvi Karayiğit

Sinema Yazarı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Sinema ve Tv bölümünü okudu. Bir çok kısa film, yazdı, oynadı ve çekti. 2014 yılında TÜRSAK ve Kültür Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği "Geleceğin Sineması" 'nda senaryo ödülüne layık görüldü. Aktif bir şekilde televizyonda ve setlerde çalıştı. Ona göre damarlarından kan değil film şeridi akıyor.