Listeler

Zamanın İçinde Yolculuk-Batuhan Kaplan

ZAMANIN İÇİNDE YOLCULUK ETMEMİZE OLANAK SAĞLAYAN, BAZENSE İSTEMSİ BİR KAYBOLUŞ SAĞLAYAN 10 FİLM

Zaman nedir? Varlığı kanıtlanabilmiş bir şey midir? Ya da bizim onun içindeki varlığımız? Zaman bazısı için sabırlı bir düşman, bazısı için ise heyecanlı bir dosttan ibaret olabiliyorken içinde nasıl bir ileri bir geri gitme hırsında olmayız, olamayız ki? Geçmiş bizim peşimizi bırakmıyor, gelecek ise bizden koşarak kaçıyorsa suç kimindir? Bazen geçmişimizdeki pişmanlıklarımızı yok etmek ve hatalarımızı düzeltmek, geleceğimizdeki belirsiz olasılıkları ise bizi acıtacak olsa dahi bilmek-öğrenmek istiyoruz. Ama bu yolculuklara yanımızda sadece el feneri ile çıkmakla, birçok tecrübe ve unutulması imkânsız “an”larla çıkmanın filhakika farkları olacaktır. Andrei Tarkovsky “Mühürlenmiş Zaman” kitabında zamanı, anıları ve geçmişi üstüne çıkılamayacak bir bilgelikle anlatır. Zaman için şu cümleleri söyler:

“Zaman, ‘ben’imizin varlığına bağlı bir koşuldur. Zaman bizi besleyen atmosferdir. Varlık ve varlık koşulları arasındaki bağ kopunca kişi ve onunla birlikte kişisel zaman ölünce, zaman da ölür. Bu ise, ölmüş yaşamın, geride kalanların algılamarına kapanmış olması demektir; yani yaşam onlara göre ölmüştür.”

Geçmiş için ise şunları söyler:

“Geçmiş, bir anlamda, içinde yaşanılan zamandan çok daha gerçektir, en azından çok daha dayanıklı, çok daha süreklidir. Şimdiki zaman akıp gider, kaybolur, parmaklarımızın arasından kum gibi kayar. Maddi ağırlığına ancak anılarda kavuşur.”

Aynı şekilde Marcel Proust da geçmişe ağrılık vererek, geçmişin anılarla değerlendiğini anneannesinin birine hediye vereceğinde o şeyin mutlaka antikalaşmış olması gerektiğini, bu şekilde normal işlevlerini yitirmiş fakat eski sahiplerinin hayatlarına dair birtakım tarihi menkıbeler anlattıklarına hükmederdi…

Toparlamak gerekirse, zaman; ağırlıklı olarak geçmişe aittir ve bir şeyleri değiştirme isteğimizin anılarımız aracılığıyla en azından zihnimizde yapabileceğimiz hatıralar arası yolculuklarımızdan geçtiğini görürüz. Belirsiz bir kavramın içinde ileri gitme isteğimizin, bunu yaptığımızda ortaya çıkacak sonuçların ve böyle seyahatlerin mümkünlüğünün sorgulandığı 10 film ile sizleri iyi seyirler dileyerek baş başa bırakıyoruz…

Karanlık Yolculuk / Donnie Darko (2001)

Yıl 1988… Donnie Darko isimli genç, bir gece insan-tavşan karışımı olan bir yaratık tarafından odasından çıkarılıp bir sırra doğru sürüklenir. Yaratık, genç çocuğa 28 gün, 6 saat, 42 dakika, ve 12 saniye sonra dünyanın sonunun geleceğini söylemiştir. Olayın şokunu üzerinden atamayan Donnie, bu büyük sırrın ağırlığı altında, tüm sosyal yaşantısını sonlandırarak bu gizemli tavşanın peşinden gidecektir.

İskele / La jetée (1962)

Twelve Monkeys filminin esin kaynağı, 1962 Fransız yapımı, 28 dakikalık, siyah beyaz bir bilim kurgu filmi olan La jetée fotoğraflardan oluşan bir hikaye. 3. dünya savaşı sonrası Paris’te, daha doğrusu Paris’in kanalizasyonlarında, geçiyor. İnsanlar yer altında kıtlık içinde yaşıyorlar, çünkü dünya yerle bir olmuş halde. Almanlar, 3. dünya Savaşı’nda mağlup ettikleri ve esir aldıkları Fransızlar üzerinde deneyler yaparak, gelecekteki insanlardan yardım almak için, onları geleceğe göndermeye çalışıyorlar. Ancak önce zamanda bir boşluk yakalamaları gerekir. Bunun için deneğin şu anda sahip olduğu anılarını irdeleyip, onu geçmişe gönderirler.

Zamanın Ötesinde / Predestination (2014)

Predestination, zamanda seyahat edip olmuş ya da olası olayların önüne geçmeye veya suçluları yakalamaya çalışan bir zamansal ajanın hikayesini konu eder. Gizli bir servise bağlı çalışan ajanın son görevi ise; 1975 yılında New York’ta yaptığı bir patlamada 11.000 insanın ölümünden sorumlu olan Fiyasko Bombacısı adlı kişiyi bulup bu patlamanın hiç yaşanmamış olmasını sağlamaktır… Görevi için 1970 yılına New York’ta bir barda, barmen olarak çalışmaya başlayan ajan orada “Evlenmemiş Anne” rumuzlu John isimli bir köşe yazarıyla tanışır. Küçük bir bar sohbetiyle başlayan ikilinin sohbeti, gecenin ilerleyen saatlerinde daha da derinleşir…

Deja Vu (2006)

Deja Vu, son derece gelişmiş sıra dışı bir teknoloji aracılığı insanların geçmişleri de dahil olmak üzere, tüm yaşamlarını mercek altına alabilen bir sistem üzerine kurulu. Ajan Carlin, bu sistemde bir görev almıştır. New Orleans’ta oluşan bir patlamanın ardından hayatının en çarpıcı soruşturmasına dahil olmak durumunda kalır. Zamanda geriye doğru gitmek koşulu ile yaşanan olayların akışına müdahale etmek. Carlin, patlama olayının takibinde kısa bir zaman diliminin öncesine gittiğinde oldukça riskli bir işe girişmiş olur. Dar bir zaman aralığında olayların akışını değiştirebilmek için elinde bir tek fırsatı mevcuttur.

Bay Hiçkimse / Mr. Nobody (2009)

Bay Hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşındaki Némo adlı bir adam. Ölüm döşeğindeki Némo genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. Tren kalkmak üzeredir. Annesiyle birlikte mi gitmeli, yoksa babasıyla mı kalmalıdır? Bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır… Ve pek çok gezegen, iki ölüm ve sevilecek kadınlar…

Kelebek Etkisi / The Butterfly Effect (2004)

Yıl 2002… Evan Treborn, özellikle yoğun strese yaşadığı anlarda baygınlık geçirmektedir. Bunun nedeni ise karanlık geçmişidir… Treborn çocukluğunda cinsel tacizlere maruz kalmış ve kuvvetli psikolojik travmalar yaşamıştır. Treborn tesadüf eseri zamanda yolculuk yapıp geçmişe dönebildiğini fark eder ve geçmişinin bu bölümlerini silmek için uğraşmaya başlar. Çocukluğuna geri dönmeyi başaran genç adam geçmişini yeniden kurgulamaya başlar.

12 Maymun / Twelve Monkeys (1995)

Dünyada insanlığın yok olmasına yetecek derecede tehlikeli olan bir virüs yaklaşık beş milyar kişinin ölümüne yol açmıştır. Geriye kalan az sayıdaki insan yer altlarına kurdukları barınaklarda yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Bu esnada virüsün yok olması için bir çözüm yolu bulan insanlar, zamanda geriye gidebilecekleri bir zaman makinesi yaparlar. İlk test sürüşü içinse eski bir mahkum olan James Cole gönüllü olur. James kendisini yedi yıl geride, bir akıl hastanesinde bulur. Akıl hastanesi gibi bir ortamda gelecekten geldiğini ve misyonunu anlattığında ise gerçek anlamda akıl hastası etiketi yemesine neden olur.

Frekans / Frequency (2000)

Zor bulunur bir doğa olayı sonucunda, New York’ta sıradan bir itfaiyeci bir frekans yakalar. Bu frekans sayesinde içinde bulundukları tarihin tam otuz yıl sonrasında yaşayan oğluyla iletişim kurabilmektedir. Oğlu babasını uyaracaktır. Bu uyarı, babasının bir yangın kazasında öleceği yönündedir. Bu uyarıyı dikkate alan baba, bu sayede hayatta kalmayı başarır. Ancak kaderi değiştirmek, hayatın yepyeni sürprizleriyle yüzleşmelerine yol açacaktır.

Kör Talih / Przypadek (1987)

Witek, Varşova’ya giden trenin arkasından koşmaktadır. Film, bu koşunun 3 farklı olasılıkla sonuçlanmasının ardından Witek’in hayatının geri kalan kısmının nasıl gelişeceği üzerine varsayımları anlatır. İlki; trene yetişir ve orada dürüst bir komünist ile tanışır. Bundan sonra Parti’nin aktif bir üyesi haline gelir. İkincisi; trene yetişmek için koşarken istasyon görevlilerinden birine çarpar ve çıkan arbede sonucunda tutuklanır. Cezasını çekmek üzere çalışmak üzere gönderildiği parkta, kendisi gibi cezalandırılmış olan karşı görüşlü biriyle tanışır. Böylece karşı tarafın bir üyesi haline gelir. Üçüncüsü; treni kaçırır ve kimse ile tartışmadan yoluna gidecek iken okuldan bir kız ile tanışır. İleride bu kız ile evlenip, okulunu bitirip, bir doktor olarak huzurlu ve apolitik bir hayat sürmeye başlar.

Tetikçiler / Looper (2012)

2072 yılındayız. Zamanlar arasında yolculuk gerçek olmuş, ama yasa dışı olarak karaborsacıların eline düşmüştür. Teknolojiyi elinde tutanlar ne zaman birinden kurtulmak isterlerse onu 30 yıl geriye, 2042’ye göndererek “Looper” adı verilen bir grup suikastçıya öldürmesi için “paketler”. Bu grupta yer alan suikastçılardan biri olan Joe için 2042’de zengin hayatı gayet yolunda gitmektedir; ta ki karşısına öldürmesi için 2072’den gelen yaşlı Joe çıkıncaya kadar…

BATUHAN KAPLAN/batuhantiger@gmail.com

Not: Bu yazının tüm hakları sinegazeteye aittir. İzin almadan, kaynak gösterilmeden kopyalanması telif hakları yasasına aykırıdır. 

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Batuhan Kaplan

Batuhan Kaplan

Sinema Yazarı
Amatör derecede müzisyen, profesyonel derecede sinema aşığı… Her alandaki ilhamını sevdiği parçaları dinlerken alan Okan Üniversitesi Sinema-Tv bölümü öğrencisi. Bugüne kadar birçok kısa film senaryosu yazdı ve çekti. İmkânları ve ilhamı izin verdiğince yazmaya da çekmeye de devam etmeyi düşünüyor. Edebiyatı ve tarihi seven, ileride her şeyiyle kendini anlatmayı başarabilen filmlerinin yönetmeni olmak gibi bir hayali olan kişi… İzlemek, dinlemek ve okumak neyse yazmakta onun için aynı derecede önemli ve zevkli. Her şeyiyle kendini onlarda bulduğu favori yönetmenleri Jim Jarmusch, Lars von Trier ve Andrei Tarkovsky. Çekmeyi istediği filmlerinin müziklerini kendi yapma düşüncesi ve isteği olarak Ennio Morricone ve Hans Zimmer gibi kişileri de idol olarak gören detaycı bir hayalperest.Mail yollamak için linke tıklayın.