Dizi Kritikleri

Siberia- Keşfedilmemiş Hazine

2013 yılında NBC’de yayınlanmış Siberia, bir reality show için ıssız Sibirya kırsalına bırakılan on altı ayrı karakterin kış bitene kadar hayatta kalma çabalarını konu alan ve sanırım dünya dizi tarihinin en fazla kenarda köşede kalmış ve hakkı teslim edilmemiş yapımı. Yalnızca bir sezon yayınlanan dizinin 2014’te ikinci sezon onayı da çıkmış fakat daha sonra NBC’den dizinin gidişatıyla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmamıştı. Yayınlandığı tarihte sıkça Lost’la benzeştirilen dizi gerek karakterlerin gerçekliği gerek karakter arası ilişkilerin doğal dinamiği, doğru oyunculuklar ve en önemlisi tutarlılık bakımından Lost’un epey üstünde bir başarı grafiği sergiliyordu. İlk sezonu yayınlandığında merakla ikinci sezonu beklemiş fakat büyük bir hayal kırıklığıyla diziye veda etmek zorunda kalmıştık. Yıllar sonra tekrar izlemeye karar verdiğimde bu diziyi kısıtlı imkanlarımla daha fazla insana duyurma ihtiyacı hissettim ve bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Dizi dünyanın dört bir yanından on altı farklı karakterin aynı reality show için Sibirya’da en son yüz sene önce yerleşime açılmış bir araziye indirilmeleriyle başlıyor. Bulunulan yerin dış dünyayla helikopter ulaşımı dışında bir bağlantısı yok, yani yarışmacılar isteseler de ormandan dolayısıyla yarışmadan ayrılamıyorlar. Tek çıkış yolu kaldıkları kulübenin yakınındaki sınırı geçip helikopter çağırmak için butona basmak ve yarışmadan elenmek. Kış bittiğinde mücadeleyi başarıyla sonlandıran yarışmacılar beş yüz bin dolarlık büyük ödülü paylaşmak durumundalar, bu yüzden her yarışmacı kendine düşen payı arttırmak için olabildiğince fazla rakip elemek zorunda.

reality show

Başta çoğunluğun arkadaş canlısı ve uyumlu davranmayı tercih ettiği yarışmada açlık ve mücadelenin dozu artıp tehlikeli bir ortamda izole olmuşluğun kaygısı eklenince işler bambaşka bir boyut kazanıyor. Yakın arkadaşlıklar kurulmaya ve ciddi gruplaşmalara rağmen herkes hayatta kalabilmek için grubun geri kalanına uyum sağlamak ve kendinden bekleneni vermenin yanında kendi çıkarlarını da göz önüne almak zorunda kalıyor. Her bir yarışmacının gerçek kimliğini, niyetini ve hayatta kalma stratejisini ilk bölümden anlamak pek mümkün olmuyor. Başta gerçekten irrite olduğunuz bir karaktere zamanla ısınabiliyor ya da hemen bağrınıza bastığınız başka bir tanesinin aslında pek de masum olmadığına tanık oluyorsunuz.

Karakterler de hayatları boyunca yüzleşmek zorunda kalmadıkları, bastırdıkları, kişiliklerini tam aksi istikamette kurdukları karanlık, daha doğrusu varlığını kabullenmek istemedikleri taraflarıyla baş etmek zorunda kalıyorlar. Bir hayvan severin okla geyik vurduğuna ya da gayet barışçıl görünen birinin insanlar kendisine inanmadığında kontrolden çıkıp etrafa ateş püskürttüğüne şahit olabiliyorsunuz. İyi kötü ayrımının ve gerçeklik kavramının gittikçe belirsizleştiği dizide izleyicinin yaşadığı kafa karışıklıkları diziyi olduğundan daha çekici bir hale getiriyor. Zamanla yarışmacıların yaşadığı gizemli ormanda onların yanı başında yarışmadan sağ salim kurtulmanın yollarını ararken buluyorsunuz kendinizi.

reality showKarakterler arası ilişkilere ayrı bir parantez açmam gerekiyor, çünkü grup içi dinamikler ve ikili ilişkilerin niteliği dizi boyunca o denli hızlı değişiyor ve gelişiyor ki bu durum içinde yaşadıkları tehlikeli ortamdan daha heyecanlı ve esrarengiz gelmeye başlıyor bir süre sonra. Kurulan arkadaşlıklar, romantik yakınlaşmalar, karşılıklı ya da tek taraflı çıkara yönelik ilişkiler ve tüm bunların kendi aralarındaki bağlantıları, anlaşmalar, ittifaklar, rekabet derken oldukça karmaşık bir sosyal denklemin içinde buluyor insan kendini. Aslında kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlamanın zorlaştığı nokta tam da burası oluyor.

Yarışmacılar kendileri için hazırlanan tuzaklara ya da birbirleri için kazdıkları çukurlara düşerek teker teker elendikçe veya olan bitenin kendilerince farkına varıp olacakları önceden kestirip yarışmadan gönüllü olarak çekildikçe yarışmanın tansiyonu yükseliyor hatta kontrolden çıkıyor. Kurmaca gerçeğe, gerçek dehşete dönüşüyor ve yarışmacıların tek öncelikleri ne olursa olsun hayatta kalmak oluyor.

Olacaklar hakkında çok fazla ipucu vermemek adına diziyle ilgili başka ayrıntılar vermeden, yazının başında da belirttiğim üzere gözden kaçmış bu başarılı yapımı dikkatlerinize sunuyor ve keyifli seyirler diliyorum.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Aydan Yeşilırmak

Aydan Yeşilırmak

Dizi ve Sinema Yazarı
1987 İstanbul doğumluyum. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Matematik bölümü mezunuyum. Sinema okuryazarlığı diye bir kavramın varlığından haberdar olduğum lise yıllarımdan itibaren filmler, türler, oyuncular ve yönetmenlerle ilgili bulabildiğim her şeyi elimden geldiğince okumaya ve incelemeye çalışıyorum. Filmler üzerine düşünmeyi ve konuşmayı seviyorum.Mail yollamak için linke tıklayın.