Film kritikleriKritikler

Ali Atay’dan Ölümlü Dünya…

Ali Atay’ın yeni filmi Ölümlü Dünya filmine genel bir bakış…

Ölümlü Dünya filmini vizyona girdiği ilk gün izledim ve yerli komedi filmleri adına büyük umutlar kapladı içimi. Filmin sahip olduğu geniş kadroyu tanıyor ve seviyor olmam beklentilerimi oldukça yükseltmişti. Buna rağmen bittiğinde beklentilerimin de üstünde bir film izlediğimi söylemeliyim ve sinema salonundan ayrıldığımda uzun zamandır bir filmi izlerken bu kadar çok eğlenmediğimi de itiraf etmeliyim. Yakın zaman içinde vizyona giren Aile Arasında, Arif v 216 gibi yapımlar ile güzel bir ivme yakalayan yerli komediler Ölümlü Dünya ile izleyiciye nakavt yumruğunu indirmeyi başarmış. En azından benim adıma öyle oldu.

Türk sinemasında pek alışık olmadığımız türden bir aksiyon komedi filmi Ölümlü Dünya. Amacının izleyiciyi eğlendirmek olması, hikâyenin ve karakterlerin derinlemesine işlenmemesinden, net bir şekilde başı ve sonu olmayan bir tür durum komedisi olmasından da anlaşılıyor. Ancak bunu yaparken de skeçlerden oluşan bir film matematiği ile işlemiyor olması senaristlerin başarısı. Filmin açık açık bir mesaj kaygısı da yok, yer yer lafını sokup göndermelerini yapıyor sadece. Bütünüyle değerlendirildiğinde filmin tek kaygısının seyirciyi eğlendirmek olduğu ve misyonunu da başarıyla tamamladığı bir gerçek.

Ali Atay'ın yeni filmi Ölümlü Dünya filmine genel bir bakış...

Filmin fragmanı nasıl bir mizah anlayışına sahip olduğunu az çok belli etse de tam olarak nasıl bir eğlence vaat ettiğini anlamanız için Feyyaz Yiğit’in Okan Bayülgen’in Disko Kralı programındaki skeçlerini izlemeniz, izlediyseniz de tekrar bir hatırlamanız iyi olacak. Hem Aziz Kedi’nin hem de Feyyaz Yiğit’in senaryodaki dokunuşları bariz bir şekilde hissediliyor. Disko Kralı’ndaki “Lost çok Bozdu” skecini izlerken gülmekten karnınıza ağrılar girdiyse bu filmde çok daha fazla kahkaha atacağınıza emin olabilirsiniz. Ali Atay ve Feyyaz Yiğit’in iki yakın arkadaş olması, daha önceden de Ford Fiesta için çektikleri “Bizim Şarkımız” isimli reklam projesi ile nasıl bir mizah anlayışına sahip olduklarını ortaya koymaları Ölümlü Dünya filmi için büyük sinyaller vermiş aslında.

Ölümlü Dünya ekibinde ilk kez beyaz perdede oyunculuk sergileyen Feyyaz Yiğit ve Doğu Demirkol bana göre filmin parlayan iki yıldızı olmayı başarmış. İlk oyunculuk deneyimleri için sergiledikleri keyifli performanslar iki yeni komedi oyuncusunun sinemamıza kazandırılması olarak yorumlanabilir. Tabii ki bunu zaman gösterecek ancak karikatürize karakterleri canlandırmış olsalar da ben yeterince tatmin oldum. Hem geniş bir kadroda yer almanın hem de ilk kez bir filmde oynamanın söz konusu olduğu düşünülürse filmin en çok eğlendiren isimleri olmayı başarmaları takdire şayan. Doğu Demirkol stand up gösterilerine benzer bir karakteri canlandırdığı için çok zorlanmamış olmalı belki de. Feyyaz Yiğit ise tanıdığımız bildiğimiz, her zamanki Feyyaz Yiğit işte. “Ben bu aileden değil miyim?” tiradı ile karakterin diyaloglarını kendi kaleminden çıkardığını rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Ali Atay'ın yeni filmi Ölümlü Dünya filmine genel bir bakış...

Filmin hızlı akan hikayesi ve sert geçişleri ile bazen neredeyse çizgi roman mantığında ilerlemesi bana göre doğru bir seçim olmuş. Böylece Tarantino esintileri hissedilen, İngiliz mizahına yakın bir yerli komedi filmi izliyorsunuz. Hikâyenin büsbütün işlenmemesi, aksiyon sahnelerinin uzatılmaması ve özellikle filmin finalinin neredeyse es geçilmesi bana göre cesur ama yerinde hamleler. Bu sayede tempo hep yüksek kalmış ve espriler bir Cem Yılmaz gösterisi gibi durmaksızın, arka arkaya patlatılmış.

Film bittiğinde, vücutları aşırı dozda endorfin salgılamış bir salon dolusu insanın enerjisi ile karşılaştığınızı hissedebiliyorsunuz. Aksiyon sekanslarının uzatılması bu etkiyi kesinlikle azaltacaktı ki film aksiyondan çok komedi filmi olduğunun bilincinde. Bunun en büyük göstergesi de film boyunca kasıtlı olarak uzatılmış ve suyu çıkana kadar değerlendirilmiş absürt sahneleri ile anlaşılıyor. Mermer Merve esprisi, bitmek bilmeyen asansör sahnesi, elektronik sigara üzerine olan diyaloglar, Sarp Apak’ın aksiyon sırasındaki tripleri gibi birçok sahne absürt komedi filmi sevenleri yeterince tatmin edecektir. Film kendisini asla ciddiye almıyor ama seyircisini eğlendirmeyi ne kadar ciddiye aldığı ortada. Bu yüzden öncesinde yapılan tanıtım çalışmalarını izlerseniz, ne kadar çok eğleneceğinizi az çok tahmin edebilirsiniz diyebilirim.

[PR ÇALIŞMASI] https://www.youtube.com/watch?v=MdzP4hDqfgA [PR ÇALIŞMASI]  

Ali Atay’ın oyunculuktan gelme bir yönetmen olması oyuncuları da birçok konuda rahat bırakmış olmalı ki ekipteki herkes performanslarını üst düzey bir şekilde ortaya koyabilmiş. Ortada harika bir yönetmenlik yok ancak bir komedi filmi için kararında, izleyiciyi rahatsız etmeyen sahneler mevcut. Aksiyon sahnelerinin dışında genellikle yakın plan çekimlerden oluşması belki eleştirilebilir ancak benim en çok üzüldüğüm kısım filmin Haydarpaşa merkezli bir öyküye sahip olmasına rağmen çekimlerin büyük çoğunluğunun İstanbul dışında gerçekleştirilmesi. Film boyunca Haydarpaşa İstasyonu civarında ve Kadıköy’de geçen çok az sahne mevcut. Ali Atay bu durumu, “Çekimler için İstanbul içine girmek çok zor, girdik mi çıkmak ayrıca zor.” ifadeleriyle geçiştiriyor. Aksiyon sahnelerinin bir kısmını Kadıköy sokaklarında izlemek çok daha keyifli olabilirdi.

Ali Atay'ın yeni filmi Ölümlü Dünya filmine genel bir bakış...

Filmin müzik seçimleri ekstra övgüyü hak ediyor. Eğlenceyi tavan noktaya çıkartan, yerinde tercihler yapılmış. Mutlak bir başrolün olmadığı filmde tüm aile üyeleri eşit bir performans sergilerken kadın karakterlerin geri planda tutulması ise yine sırıtıyor. Bu eksiklik aslında sadece bu filme has değil. Onur Ünlü’den Burak Aksak’a dolaylı olarak da Ali Atay’a kadar eleştirilmesi gereken, en büyük eksiklik kadın karakterlerin her zaman yüzeysel geçilmesi. Ölümlü Dünya’da da Meltem Kaptan’ın canlandırdığı karakteri filmden çıkardığımızda öyküye neredeyse hiçbir etkisinin olmadığını görebiliyoruz. Tamamen erkek üyelerden oluşan bir aile olmaması adına aileye katılmış gibi duruyor. Mermer Ailesinin üyesi olmayan İrem Sak’ın etkisi ise Leyla ile Mecnun dizisindeki Leyla karakteri kadar bile değil maalesef.

Ali Atay, Limonata ve Ölümlü Dünya ile ikide iki yapıyor

Filmin ikincisini çekmeyi düşünüyorlar mı şimdiden bir şeyler söylemek zor ancak ben çekileceğini hissetim. Film vizyona girmeden önce yapılan ve Youtube üzerinden seyredilebilecek nerdeyse film kadar eğlenceli PR video çalışmalarında, Atay ve ekibi bu konudan birkaç defa söz ediyor. Hikâyenin sonu da bir devam filmine müsait bir şekilde, hatta göz kırparcasına bitiyor.  Bu kadar çok güldüren ve eğlendiren bir yapımın ikincisini de görmeyi elbette isterim, yine de bir devam filmi olmasına gerek yok tabii ki. Bence Ali Atay, Limonata ve Ölümlü Dünya ile ikide iki yapıyor ve ne kadar farklı hikayelerle beyaz perdede bizlerle buluşacağının sinyallerini kesin olarak veriyor.

Ölümlü Dünya, Ali Atay ve Ahmet Mümtaz Taylan ile Leyla ile Mecnun sevenlerini kolayca yakalıyor; Alper Kul ve İrem Sak gibi isimlerle Güldür Güldür izleyicilerini; Feyyaz Yiğit, Aziz Kedi ve Doğu Demirkol ile benzer mizah anlayışına sahip kitleyi de arkasına alıyor. Umarım güzel bir gişe performansı ile hak ettiği başarıyı elde eder. Kesinlikle gidip görülmesi gereken bir yapım. Sadece gidip izlemekle kalmayın ve etrafınıza da yayın. Böylece ülkemizdeki komedi filmleri de son yıllardaki kötü imajını tazeleyebilir diye düşünüyorum. Ufak tefek eksiklere sahip olsa da kişisel görüşüm, tekrar tekrar izlemeye değer bir film olduğu yönünde.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Kadir Özbek

Kadir Özbek

Sinema Yazarı
1991 yılında İstanbul’da doğdu. Sinema ile olan ilişkisi lise yıllarında filizlenmeye başladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Aynı zamanda da bilişim teknolojileri öğretmeni. Okumak, yazmak, öğretmek ve canı sıkıldığında alıp başını sinemaya gitmek en çok keyif aldığı şeyler. Her türden film izlemeyi sevse de korku filmleri, b-filmler, çizgi roman uyarlamaları, psikolojik gerilimler ve animeler en zayıf noktası. Eleştirilmesine asla tahammül edemeyeceği üç isim var. Hitchcock, Chaplin ve Miyazaki.