Arzu ÇevikalpYıldızlar Geçidi

Farrah Fawcett’i rahmetle anıyoruz

Bugün 25 Haziran ve “Love Story” filminin güzel oyuncularından Farrah Fawcett, nam-ı diğer Ferrah’ın ölüm yıl dönümü… Kendisini ne yazık ki erken kaybettik, onun yeri çok özel ve doldurulamaz.

Ona atfedilen çok anlamlı bir söz var, bu özel gün nedeniyle onu paylaşalım istedik: “Amerikan gençlerinin, güzel kadınları, zeki kadınlara tercih etmelerinin nedeni, görme yeteneklerinin, düşünme yeteneklerinden daha fazla gelişmiş olmasıdır.” Hayatımızın en önemli filmi “Love Story” ile bizleri ağlatan Farrah Fawcett, güleryüzlü, akıllı, yardımsever, alımlı, iyi niyetli, insanlarla iyi iletişim kuran, hayatını işine adayan özel bir kadın… Fawcett böyle bir maceraya nasıl atıldı, dilerseniz kısaca ondan bahsedelim.

Fawcett aslında oyuncu olmayı düşünmeyip de popüler olan isimlerden biri olduğu için, çok değişik bir kariyeri var. Teksas doğumlu güzel oyuncu,  1969 yılında Hollywood gazetecisinin, bir fotoğrafını görmesiyle keşfedildi. Keşfedilmesiyle beraber, traş kremi, diş macunu ve şampuan rollerinde oynamaya başladı. Akabinde bazı dizilerde figüran olarak yer aldı. Onun popüler olmasını garantileyen ise  “Altı Milyon Dolarlık Adam” dizisi oldu, ama dizi kendisini kesmediği için “Jill Munroe” rolüyle “Charlie’nin Melekleri” isimli bir başka dizide yer aldı, hatırlarsanız bu dizinin filmi çekilmişti ve başrollerinde de Drew Barrymore ve Cameron Diaz oynamıştı. Zaten o film Fawcett’ın oynadığı dizinin adaptasyonuydu. Kendisinin projeye müdahil olmasını isterdik ama yaşı itibariyle bu pek mümkün olmadı.

FAWCETT EMMY ÖDÜLÜ ALDI

Dramatik rollerde yer alarak kariyerine devam eden Fawcett,  eşi tarafından dövülerek tecavüze uğrayan bir kadını canlandırdığı rolüyle ilk ‘Emmy’ ödülünü aldı. Fawcett hakkında genel bir girizgâh yaptıktan sonra Fawcett’le beraber (sanki yanımızdaymış gibi) detaylı filmografik yolculuğa çıkalım ne dersiniz?

Texas Austin Üniversitesinde Mikrobiyoloji okuyan oyuncunun, bir köşesinde oyuncu olmak vardı, fakat başta bir hayal gibi gözüküyordu. Çok başarılı bir kadın olan Fawcett aynı zamanda da sporla ilgilenen bir atletti, güçlü ve kuvvetli oluşu demek buradan geliyormuş. Aslında fiziğinden belli olmuyordu dersek yalan olur! Üniversite kampüsünün güzellik yarışmasını kazanan Fawcett, kendisine yarışmayı kazandın haberi veren kişinin ısrarlarıyla oyunculuğu ciddi ciddi düşünmeye başlar. Amerika’nın en güzel sarışınlarından biri olarak anılan Fawcett “The Big Valley” dizisi ile “Myra Breckinridge” filminde kendine güzel rol kapar. Filmin çekimleri iyi geçmediği için, Fawcett sette bazı anlaşmazlıklar yaşar ve bu yüzden çok utanç duyar. Film kendisine başarısızlık getirir. Fawcett her ne kadar zarar görse de, ayağa kalkar ve oyunculuğa devam eder, bu da onun “Logan’s Run”  isimli bilim-kurgu filminde yardımcı karakter olarak oynamasına vesile olur. Kısa sürede Amerika’nın tatlı kalbi haline dönüşen oyuncu, tüm dergilerde boy gösterir ve böylece kendine büyük bir kitle edinmiş olur. Fawcett’ın en önemli filmlerini şu şekilde sıralayabiliriz: “See You In The Morning”, “Extremities”, “Dr. T and the Women” ve “The Apostle”…