Transit Filmi ile İlgili Değerlendirme | Necip Gözüaçık

“Transit” Filmi ile İlgili Değerlendirme

“Barbara” filmi ile dünya genelinde tanınmaya başlanan Alman yönetmen Christian Petzold, İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen yeni filmi Transit ile vizyonda yer alıyor. Yönetmenin bir önceki filmi “Yüzündeki Sır (Phoenix)” da İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen bir çalışma olmuştu. Transit, savaş döneminde Paris’te bulunan Alman Georg’un Fransa’daki serüvenine tanıklık ediyor. Georg elinde ölü bir yazarın kimliği ile önce Marsilya’ya geçer. Daha sonra ise gitmek ve kalmak arasındaki kararsızlığı ve kimliksizliği ile Marsilya’da salınmaya başlar.

Transit filminin ilk bölümü Paris’te geçmektedir. Georg, bir mektubu teslim etmek için yazarın kaldığı otele gittiğinde onun öldüğünü öğrenir. Otel sahibi/görevlisi yazarın geriye kalan eşyalarını Georg’a verir. Bu durum Georg’un bundan sonraki hayatını bir hayli etkileyecektir. Bu arada Nazi birlikleri de Paris’e varmıştır.

Georg yaralı bir arkadaşını da yanına alarak kaçak şekilde trenle Marsilya’ya doğru yola çıkar. Yolculuk sırasında, ölen yazarın eşyalarına göz atan Georg, yazarın ayrıldığı eşi Marie’nin yazdığı mektubu, yazarı Meksika’ya davet eden yazıyı ve yazarın son çalışmaları ile ilgili notları bulur. Marsilya’ya vardıklarında ne yazık ki Georg’un yaralı arkadaşı hayatını kaybeder. Georg’un sorumluluğunu üstleneceği ölü sayısı artık iki olmuştur.

Transit: Aşkın Peşinden Gitmek mi Yoksa Aşkın Ardında Kalmak mı?

TransitGeorg ilk iş olarak yolculuk sırasında hayatını kaybeden arkadaşının eşi Melissa’ya ve oğlu Driss’e acı haberi vermeye çalışır. Bu kederli zamanlarında ailenin yanında olmaya çalışan Georg, Driss’in de sevgisini kazanır. Kaybettiği babasının yerine koyduğu bir figürdür belki de Georg onun için.

Georg ölü yazarın eşyalarını konsolosluğa teslim etmeye gittiğinde işler birden farklı bir şekilde gelişir ve Georg bir anda kendisini yazarın kimliğini üstlenmiş şekilde bulur. Bu sırada Marsilya’daki resmi dairelerde ölen eşini arayan (ama öldüğünü bilmeyen) Marie ile Georg’un yolları gizemli bir şekilde birkaç kez kesişir. Hikâyeye Marie’nin sevgilisi ya da birlikte yaşadığı Richard da dahil olunca “aşk” içinden çıkılması güç bir geometrik şekle bürünür.

Georg, Marie ve Richard üçlüsü arasında Meksika’ya kimin ya da kimlerin gideceği son ana kadar belli olmaz. Aşk üçü için de dengeleri her an değiştirmeye hazır gibidir. Biri aşkının peşinden giderken bir diğeri aşkının ardında kalacaktır.

Bir dönem filmi olarak düşünülebilecek bu çalışmayı yönetmen günümüzdeki mekanlar ve dekorlarla kurgulamıştır. Bu yaklaşımın güzel işlediğini söyleyebilirim. Bununla birlikte bu film “Yüzündeki Sır” filminden çok çok daha başarılı olmuş. Öte yandan filmin büyük bir bölümünde kullanılan hikâye anlatıcısı/dış ses ise kanaatimce iyi bir tercih olmamış.    

Genel olarak değerlendirdiğimde filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Hem oyunculuklar hem de görsel estetik iyi bir seviyede duruyor. Hikâye anlamında ufak tefek sıkıntılar içerse de yönetmenlik anlamında iyi bir iş kotarılmış.

Filmin Künyesi:

TRANSIT | Yönetmen: Christian Petzold / Senarist: Christian Petzold, Anna Seghers (Roman Yazarı) / Oyuncular: Franz Rogowski (Georg), Paula Beer (Marie), Lilien Batman (Driss), Ronald Kukulies, Godehard Giese (Richard), Maryam Zaree (Melissa), Barbara Auer (Mimar), Matthias Brandt (Barmen, Dış Ses), Sebastian Hülk (Paul), Antoine Oppenheim (Binnet), Antoine Oppenheim (Jean Binnet), Alex Brendemühl (Meksika Konsolosu), Trystan Pütter (Amerika Konsolosu) / Almanya / 2018 / Renkli / 101´

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Eğer yazıya gönül verdiyseniz illa yazmak istiyorum diyorsanız, filmler vizyona girmeden önce hafta içi düzenlenen basın gösterimlerinden sizi haberdar edebiliriz. İnternet güncel bir mecra olduğu için yazıların önceden yayına alınması takdir edersiniz ki önemli.  Eğer sen de içindeki duyguları dışarıya aktarmak ve bunu sinema yoluyla yapmak istiyorsan hemen gönüllü olarak bize katıl ve yazmaya başla.

Tüm sanatseverlere sevgilerimizle…

Zeen Subscribe
A customizable subscription slide-in box to promote your newsletter

I consent to the terms and conditions