Vizyon Filmleri

Jurassic World: Yıkılmış Krallık

Filme çocukluk arkadaşlarımdan Aykut’la gittik. Jurassic World: Yıkılmış Krallık filminin çıkışında ikimizde de oluşturduğu hissiyat: ‘’Pooof..!’’ oldu. Filme, ben “Gidelim” dediğim için adama mahcup oldum ve sanki filmi ben kötü çekmişim gibi bir hissiyata kapıldım. Filmin bizde neden böyle hayal kırıklığı yarattığı duygusuna gelince…

Jurassic World: Yıkılmış Krallık tek kelimeyle çok klişe! Bu cümle filmi özetliyor ve yazımı bitiriyorum. Şaka tabi! Her zaman olduğu gibi daha zeki bir dinozor yapılıyor. Her zaman olduğu gibi o serbest kalıp zıvanadan çıkıyor ve gelip Mavi, herkesi kurtarıyor. Abi o kadar da zeki değilmiş demek ki; insanlara aynı şeyleri satıp durmayın. Filmin 95’teki özgün halinden hiçbir şey kalmamış. Chris Pratt filmde neden oynamış? Acaba 3 filmlik bir seriye mi imza attı da oynamak zorunda kaldı? Jeff Goldblum’a ne demeli? İki sahnede yer alıyor ve vaaz verip bırakıyor. Sırf gişede yardımcı olsun diye eski oyunculardan nemalanmak gibi olmuş.

Filmdeki yanardağ patladıktan sonra bütün dinozorlar ve başrollerimiz uçuruma doğru koşuyor. Adanın henüz lavlarla kaplanmamış diğer alanlarına neden koşmuyorlarsa artık? Ama Chris abimizin vücudu uyuştuktan sonra, musallat gibi yerde sürünerek lavlardan uzaklaşması görülmeye değerdi.

Jurassic World: Yıkılmış Krallık

Adada kalıp lavlar içinde yanan otçul bir dinozora üzülmeyi sunmuş film ancak seyirci o dinozora, lavlar içinde kalan bir dinozora ne kadar üzülebilirse o kadar üzülür. Sen bir dinozorla bağ kuracak senaryoyu seyirciye sunmazsan, seyirci o kadar etkilenmez o sahneden. Ara verilince unutulur. Bu arada bir tanecik sivrisinek kanındaki dinozor DNA’sından sığınla dinozor yaptık, bir tanede insan yapalım demişler. Kızını tekrar yapıp torunu diye yutturmuş herkese. Seyirci de eşek değil yaa! Geraldine Chaplin’in genç fotoğrafının yanında kızı aynı yaştaki haliyle görünce çakıyor durumu. Bu arada evet filmde Geraldine Chaplin de var. Charlie Chaplin’ın öz kızı… Zaten filmin iki artısından biri de oydu benim için. Hiç unutmam Geraldine Chaplin’i üniversitede Dünya Sinema Tarihi dersinde Fetay hocamız sormuştu final sınavında. Bu arada bilmeyenleriniz için; Geraldine Chaplin’in, Charlie Chaplin’in annesini oynadığı ve Chaplin’in hayatını anlatan, başrolde de Demir Adam’ımız: Robert Downey Jr.’In oynadığı, ‘’Chaplin’’ adında, 1992 yapımı biyografik bir film var, izlemeniz tavsiye edilir.

Kötü adamımız yine her zaman ki gibi filmin sonunda cezalandırılıyor. Kötü adamların kazandığı filmler çok çok nadirdir zaten. “Avengers: Infinity War” da bunlardan biri. Thanos Reis ortalığa bir bahar temizliği yapıyordu.

Jurassic World: Yıkılmış Krallık

Son olarak; ‘Dinozorları dünyaya salsak mı yoksa salmasak mı?’ ikilemi çok ama çok saçma olmuş. Çünkü diğer filmlerinde, insanlığı kurtarmak bu kadar önemliyken tek tuşla bütün dinozorları insanlığı yemesi için serbest bıraktınız. Bu normalde kötü bir karakterin dünya nüfusunu dengelemek için düşünebileceği ve içinde birçok masum insanın öleceği hamlelerden biri. Sunduğunuz yemek o kadar olmamış ki Hollywood, o senaristle kanka bile olmam. Beni memnun eden son şey; çocukluğumun filmini beyaz perdede görmek oldu, o kadar. İyi seyirler…

Yorum bırakın

Ulvi Karayiğit

Ulvi Karayiğit

Sinema Yazarı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Sinema ve Tv bölümünü okudu. Bir çok kısa film, yazdı, oynadı ve çekti. 2014 yılında TÜRSAK ve Kültür Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği "Geleceğin Sineması" 'nda senaryo ödülüne layık görüldü. Aktif bir şekilde televizyonda ve setlerde çalıştı. Ona göre damarlarından kan değil film şeridi akıyor.