Vizyon Filmleri

Deadpool İkinci Filmde Toslar Diyordum Ama Öyle Olmadı..!

Senaryosunu yine ilk filmdeki  gibi artılarla dolu. Öncelikle değinmek istediğim; filmin iyi adamının, kötü adamıyla birleşip ortak bir paydada buluşması. Bu gerçekten güzeldi. Bundaki en büyük pay ise; ortak kayıplar ve ortak hisler… Düşünsenize Batman Joker’le barış imzalıyor; İyi-Kötü-Çirkin altınları üçe bölüyor; Neo, Ajan Smith’le kanka oluyor. ”O zaman film nasıl olurdu”yu sunuyor bize Deadpool 2. Tabi filmde yine bir çok espri var ve gayet komik sahneler de mevcut. İlk filmde eli yeniden çıkan Deadpool’un ikinci filmde ise belden aşağısı yeniden çıkıyor. Bu tıpkı beş yaşında donsuz bir veletin vücuduna paralı bir askerin vücudunun aşı yapılması gibi. Bu mevsimde aşı tutar mı bilinmez ama bu sahneyi görmelisiniz diyebilirim. Ben şahsen altıma işedim ki; filmde de Deadpool sevgilisi ölünce öyle hiçbir şeyi umursamıyor ki, o da altına işiyor.

Kötü adamımız Cable’ın zamanda yolculuk yapmasını sağlayan zımbırtısının tek hakkı kalması da Deadpool’un da dediği gibi: “Senaristler o kısmı yalap şap geçmiş.” Ancak filmin sonunda bu zımbırtı tamir ediliyor  ve Deadpool, geçmişe gidip Wolverine’in solo filmindeki, kendisinin ağzının dikili olduğu halini öldürüyor. Böylece ağzı dikili olduğu için gönlü kırılan Deadpool hayranlarının da gönlünü alıyor. Ayrıca Logan’ı iki planda da olsa tekrar Hugh Jackman’ın oynadığını görmek güzeldi.  Çünkü bildiğiniz üzere Hugh Jackman abimiz Logan’dan sonra bir daha Wolverine’i canlandırmayacağını söylemişti. Hatta bunu duyup gaza gelen, Patrick Steward da, bir daha Profesör X’i canlandırmayacağını söylemişti. Belki de bu yüzden Deadpool günümüzde geçmesine rağmen filmde, Profesör X’in 70’lerdeki halini görüyoruz.

Deadpool

Deadpool ve Yeşil Fener

 Deadpool, ağzı dikili halini öldürmekle kalmıyor, gerçek hayatta ”Yeşil Fener” filmi senaryosunu kabul ettiği ana gidip kendini vuruyor. Tabiki Cable’ın zamanda yolculuk yaptıran zımbırtısını görür görmez anladığımız üzere; Deadpool, sevgilisinin vurulduğu ana da gidip onu da kurtarıyor. Yani kendi hayatında ne kadar geçmişte yaptığı kötü kararları varsa, hepsini düzeltiyor. Seyirciyi de burada tekrar yakalıyor. Çünkü herkes’in kendi hayatında değiştirmek istediği geçmiş hataları vardır. ‘Buda’ hariç tabi, çünkü adam nirvanaya ulaşmış. Ben de mesela 2008’e gidip sinema okumaya karar verdiğim o ilk anda, kendimi vururdum. Tabi bu şaka. Sinema okuduğum için hiçbir zaman pişman olmadım. Her ne kadar; ‘Sinema-Tv Pişmanlıktır’ isimli bir kamu spotu çekmiş olsam da.

Deadpool, filmde Cable’ı oynayan abimize Thanos diye hitap ediyor ki; Avengers’da abimiz Thanos’u canlandırıyor. Bunun gibi bir sürü popiler kültür göndermeleri filmde mevcut. ”Her iki lafından biri popiler sinema göndermeleri olması bana fazla” diyorsanız eğer, filmi boşuna izlemeyin derim. Çünkü; filmin olayı bu zaten. Hayatta bazı şeylere filmlerden repliklerele cevap veren bana ise, filmin bu özelliği çok iyi geldi. Bende, tıpkı ölmek üzere olan Logan’a bir şiringa yeşil iksir verilmiş etskisi yarattı.

Deadpool
Deadpool 2- Ryan Reynolds

Deadpool ve Logan

İlk filmde olduğu gibi ana karakterimiz, 4. duvarı defalarca yıkıyor, kurgu operatörüne seslenip sahnenin müziğini istiyor. Yine ilk filmdeki gibi gerçek kötü karakter filmin sonunda cezalandırılıp öldürülüyor. İlk filmde herkesi öldürmeye çalışan Deadpool, bu filmde bir çocuğun hayatını kurtarmak için kendi hayatını feda ediyor ve kendi filminde ölen Logan‘a da burda laf çarpıyor. Böylece ana karakter de kendi değişimini yaşıyor. Yine ilk filmdeki gibi finalde filmin mesajını da verip aile vurgusu yapıyor.

 Filmde gerçek X-Men karakterlerini bir planda da olsa görmek güzeldi. Özellikle de Quicksilver’ı. Ona bir solo filmi yapılmasını inatla bekliyorum. Bu arada umarım Avengers 4’te Kaptan Marvel ablamızla birlikte Deadpool zibidisini de görebiliriz. Umarım stüdyo sesimizi duyuyordur. Sonuç olarak ilk filmin havasını koruyabilmiş ve o tadı kaybetmemiş bir devam filmi görmek güzeldi. Zira bunu başarmak o kadar da kolay bir şey değildir. Bunu, üçüncü filmleri gelmeyen sericiklere bakarak da anlayabiliriz. Bu arada filmdeki Domino karakteri kadar şanslı olsak belki biz de bu filmde rol alabilirdik. Domino, Deadpool’un kurmaya çalıştığı bir çakma X-Man grubu ki, hepsi filmde telef oluyor. Domino hariç. O şanslı. X-Man isminin de cinsiyetçi olduğunu belirten Deaadpool, onlara filmde ”X-İnsan” diyor. Bu cümleyi biraz haber yazıları gibi yazdığımı şimdi farkettim.

Deadpool, Cable’ye; ”Çok karanlıksın DC evrenine ait olmadığına emin misin?” diyerek DC’ye de bir gönderme yapıyor. Cem Yılmaz filmlerinde olduğu gibi Deadpool’un da göndermeleri bitmez diyorum ve kalanı için filmi izlemenizi öneriyorum. Tabi bu kadar spoiler (Ön bilgi) olan yazımdan sonra geriye ne kaldıysa. Yazımı ilk defa okumuyorsanız filmden sonra okumanız gerektiğini biliyorsunuzdur zaten. Çünkü filmin içinden bir şeyler söylemeden filmden nasıl konuşulur bilmiyorum! İyi seyirler kasabalılar. Size kasabalılar dedim çünkü; filmi çekenler Western filmlerindeki kovboylar gibi, biz de onları izleyen masum kasaba halkı…

*Değerli okurlar  yazılarım hakkında olumlu ya da olumsuz görüşlerinizi yorum kısmına bırakacağınız mesajlarınızla bana iletirseniz çok memnun olurum. Yapacağınız yorumlarla daha özgü içerikler üretmeme katkıda bulunduğunuz için şimdiden teşekkür ederim. 

 

SİZ DE ARAMIZA KATILIN

Yazar için önemli olan okuyucudur, okuyucum olmak ve bu konuda bana ilham sağlamak için benimle irtibatta kal ve Sinegazete‘ye abone ol

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Ulvi Karayiğit

Ulvi Karayiğit

Sinema Yazarı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Sinema ve Tv bölümünü okudu. Bir çok kısa film, yazdı, oynadı ve çekti. 2014 yılında TÜRSAK ve Kültür Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenlediği "Geleceğin Sineması" 'nda senaryo ödülüne layık görüldü. Aktif bir şekilde televizyonda ve setlerde çalıştı. Ona göre damarlarından kan değil film şeridi akıyor.