Kısa Filmler

Kısa Filmcilerin Ekipman Açlığı

Her kısa filmci kısa film macerasına başlayabilmek için öncelikle bir kameraya ihtiyaç duyar. Bu kamera bazen bir cep telefonu bazen dijital bir el kamerası ya da fotoğraf makinesi olabilir. Kısa film hayatına ‘’Ben Red kamera ile başladım.’’ diyen birisi ya ağır zengindir ya da hayal âleminde yaşıyordur. Kısa film çekmeye başladığımda kullandığım ilk kamera 0.8 mp kameralı bir cep telefonuydu. Piksek piksel o videolar zamanın teknolojisi içinde bize 4K gibi gelirdi. İşin içine yavaş yavaş girdikçe anladım ki ben kumda oynayan bir çömezmişim. Zamanla imkânlar çerçevesinde hem kendimi hem de ekipmanları artırdıkça kamera ve ekipmanların yaptığın işe pozitif katkısının ne boyutlarda olabileceğini kavradım.

kısa filmciBu yazımda kısa filme başlayan ve ilk evreyi atlattıktan sonra ‘’Acaba hangi ekipmanı alsam?’’ sorusuna makul boyutlarda cevap vermeye çalışacağım. Şu an öyle durumlar oluyor ki daha ihtiyacını karşılayacak bir kamerayı bile temin edemeyen insanların follow focuslar, profesyonel aydınlatmalar, lensler araştırmaya başlaması direk dikkat çekiyor. Hele ki bir Drone tutkumuz var değme gitsin. Resmen ülke olarak havadan çekime yıllarca hasretmişiz. Filmlerde, dizilerde ve reklamlarda havadan çekim görmekten artık midemizi kalkar hale geldik. Bıraksalar adam filmin tamamını Drone ile çekecek. İşte bu hastalık şu an kısa filmleri de sarmaya başladı. Kısa filmciler filmin atmosferine uygun olsun olmasın yana yana Drone satın alıyor, ya da kiralık Drone arıyor. Yine buradaki durum ‘’Param var ne görürsem alayım ki iyi film çekeyim’’ şeklinde bir ekipman teminine gitmiş durumda. İnsanlar kuvvetli senaryolar ve iyi oyuncuların kısa filme etkisini unutup her şeyi ekipman ile halledecekleri düşünür hale geldiler.

Böyle bir fikrin oluşmasında kısa film yarışmalarındaki jüri kararlarını ve yönelimlerini gerekçe gösteren kısa film yönetmenleri var. Oysaki kısa film bir cep telefonu kamerasıyla bile bir duyguyu etkili bir şekilde verebilecek bir esnekliğe sahiptir. Kısa filmi kısa film yapan bence en büyük etken budur. Eğer ki biz başarıyı sadece ekipmanlara bağlarsak o zaman ortada ne sanat kalır ne de yaratıcılık. Yaratıcılık diyorum, çünkü bir kısa filmci ihtiyaç duyduğu bir ekipmanı yeri geldiğinde kendi imkânları ile yapabilmelidir. Örneğin ‘’Slider’’ ihtiyacı olan bir kişi bunu masa üzerinden ya da benzer bir platformdan destek alarak bir havlu ya da kitapla bile karşılayabilir. Işığı yumuşatmak için ince bezlerden yararlanabilir. Şahsen bu tarz yönelimler benim o kısa filmciye ve kısa filme duyduğum saygıyı artırmaktadır.

kısa filmci

Peki, kısa filme ‘’Merhaba’’ diyecek bir kısa filmci öncelikle hangi ekipmanlara sahip olmalıdır?

  • Yeterli seviyede kalite sunabilen bir kamera. (-cep telefonu olur mu? –Evet olur.)
  • Tripod (çok ağır kameralarla çalışılmadığı için piyasada 30 tl’ye satılan bir tripod bile işinizi görür. Buradaki önemli nokta sabit ve sarsıntısız bir görüntü alabilmektir)
  • Omuzluk (El ile yapılan çekimlerdeki mikro sarsıntılar görüntü kalitesini düşürdüğü ve amatörlük izlenimini artırdığı için bu tarz aparatlar göze hoş gelmeyen bu durumları tolere etmektedir)
  • Işık (Kendi içinde derya deniz bir konu olan ışıkta ilk başta bizim için önemli olan görsel anlaşılırlığı sağlamaktır. Yani kısaca hikâyemize uygun şekilde görüntüleri seyircinin rahat görmesini sağlamaktır.)
  • Ses (Yine başka bir derya deniz konuda sestir. Yeni başlayan bir kişi pahalı ekipmanları temin edemeyeceği ve kullanamayacağı için cep telefonlarının ses kaydedici özelliği ile bile bu eksiğini kapatabilir.)

Sayılacak ekipmanlar çok fazla ama yeni başlayan bir kısa filmci bu ekipmanları temin ettiği zaman ilerleyen süreçte doğacak ihtiyaçlarına göre başka ekipmanlar kullanacak ya da o ekipmanın yaptığı işi bir başka şekilde halledecektir.

Bu yazıda anlatmak istediğim asıl şey kısa film için en önemli nokta iyi bir senaryo ve iyi bir ekiptir. Ekipmanlar birer araçtır ve asla amaç olmamalıdır. Bir başka yazımda görüşmek üzere esenlikle diliyorum.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Abdullah Düğer

Abdullah Düğer

Kısa Film Yönetmeni
1988 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini Aksaray’ın Sarıyahşi ilçesinde orta ve lise eğitimini de Kırşehir’de tamamlayarak üniversite eğitimine geçmiştir. Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olarak 2013 yılında Muş iline öğretmen olarak atanmıştır ve halen burada görevine devam etmektedir. Lise yıllarından bu zamana kısa film ve belgeselcilik ile hobinin ötesinde bir tutku ile ilgilenmektedir. Ulusal çapta kısa film finalistlikleri ve dereceleri bulunmaktadır.Mail yollamak için linke tıklayın.