Ana sayfa » 8 Mart Geldi Hadi Kadınları Hatırlayalım

8 Mart Geldi Hadi Kadınları Hatırlayalım

Öncelikli olarak tüm kadınların 8 Mart dünya kadınlar gününü kutlayarak incelememe başlamak istiyorum. İncelememde bu güzel günde biraz iç karartacağım ama maalesef bu konuya dikkat çekilecek daha uygun bir gün bulamazdım. Bu incelemenin konuğu yönetmenliğini Cemal Çıldır’ın yaptığı ‘’Ünsiyet’’ isimli kısa film. Ünsiyet ne demekmiş? Sorusu şuan aklınıza geliyor onun için öncelikle ona değineyim. Ünsiyet, kanıksamak veya alışmak anlamlarına geliyor. Tıpkı bugün bizim kadın cinayetleri ve kadına şiddet haberlerini kanıksadığımız gibi.

Cemal Çıldır kardeşim bu konuya o kadar takılmış ki bazı gerçekleri bize hatırlatmak ve bir nebzede olsa bizde oluşan ünsiyeti kırmak istemiş. Peki, kim bu Cemal Çıldır? Cemal Çıldır Kütahya’da edebiyat okurken kendini geliştireceğine inandığı için Eskişehir’e yatay geçiş yaparak içinde alevlenen sinema aşkına burada derman bulmuş. Yazdığı kaliteli senaryolar ünlü oyuncuları gönüllü olarak filmlerinde oynatacak kadar etkilemiş. Bunun yanında Cemal, ‘’ Abi sinemacı olmak için sinema ve televizyon okunmalı.’’ mantığının doğru olmadığını bizlere gösteren güzel örneklerden biri.

Yavaş yavaş filme gelecek olursak Cemal ‘’Ünsiyet’’ filminin senaryosunu tamamladıktan sonra daha etkili bir mesaj vermek için piyasanın içinde olan kişilerden yardım istemiş. Senaryoyu okuyanlar için bence karar vermek çokta zor olmamış. Duygu Paracıkoğlu’yu oyuncu kadrosuna katarken görüntü yönetmenliği koltuğuna ise Arka sokaklar dizisinin de görüntü yönetmenliğini üstlenen Hakan Körezli’yi oturtmayı başarmış. Bu saydığım isimler dışında filmde rol alan diğer oyuncularda piyasanın içinde tanınan sanatçılar. Gerçekten bu isimleri gönüllülük ile bir araya getirmek takdire şayan. Çünkü insanları bir hayale inandırmak gerçekten zor iştir. Filme emek veren sanatçı arkadaşlarımızda Cemal’e inanmanın yanında böyle bir konuda ellerini taşın altına koyarak saygıyı fazlasıyla hak ediyorlar.

Filmimiz ‘’Ünsiyet’’ Münevver Karabulut ve Özgecan Aslan cinayetlerinin canlandırmalarıyla yüzümüze inen soğuk ve sert bir tokat gibi sersemletiyor bizi. Hayatlarının baharında olan Münevverler, Özgecanlar birer birer karanfil gibi toprağa düşerken bizler ‘’ah yazık olmuş’’ deyip kanalımızı çevirip dizimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kendini bilmezler kadınlarımızı ufacık bir biber gazı spreyinden medet umacak hallere getirirken bizler nede olsa benim başıma gelmedi rahatlığı ile hayatımıza devam ediyoruz. Neden bazı şeyleri anlamamız ya da karşı durmamız için illaki başımıza gelmesi gerekiyor? Neden ders almayı bilmiyoruz? Neden bazı erkek olduğunu iddia edenler kadına olan bakışını değiştiremiyor? Film bu sorulara cevap vermiyor ama bir kez daha hatırlatıyor vicdanlara bu çirkinlikleri. Oyuncu performansları filmin mesajını ve etkisini gerçekten artırmış. Başta Duygu Paracıkoğlu olmak üzere tüm oyuncular rollerini çok iyi yapmışlar. Ayrıca gerçek karakterlere uygun olarak seçilen aksesuarlar ve dış görünüşe ait ayrıntılar sanat yönetmeninin başarısını hissettiriyor. Kısa filmdeki kadraj ve ayrıntılar bence yerli yerinde ve hiç rahatsız etmiyor. 

Yaklaşık 7 dakikalık kısa filmde şurası gereksiz olmuş diyebileceğimiz bir bölüm bence yok. Film içinde kullanılan lens netleme oyunları ise arada bir beni olayın yaşandığı günlere dalıp çıkardı. Sonuç olarak gerek teknik anlamda gerekse oyuncu performansları ile ‘’Ünsiyet’’ bence gerçekten çok başarılı olmuş.

Bence başarılı olmuş dedim ama filmin şöyle bir festival ve yarışma karnesine baktığımızda bu düşüncede ne kadar haklı olduğumu gördüm. Kısa film Amerika’da düzenlenen Beacon Hill’de (Suça ışık tutan kısa filmler festivali) 4. olma başarısına imza atmış. Yine Hindistan’da düzenlenen Aakratu Uluslararası kısa film festivalinde gösterim seçkisine seçilmiş. Bunların yanında İtalya’da düzenlenen Atlanta Playhouse film festivalinde şuan yarı finalde yarışmakta. Cemal Çıldır kardeşime bu festivallerde ve bundan sonra yarışacağı mecralarda sonsuz başarılar diliyorum. Ummadan öte çok daha başarılı olacağına yürekten inanıyorum.

İncelememin sonuna gelirken tekrardan böyle bir hassas bir konuya dikkat çeken film ekibini yürekten kutluyorum ve Halk ozanı Neşet Ertaş üstadın şu sözleri ile yazımı bitiriyorum.     

KADINLAR İNSANDIR BİZLER İNSANOĞLU  Neşet Ertaş

1988 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini Aksaray’ın Sarıyahşi ilçesinde orta ve lise eğitimini de Kırşehir’de tamamlayarak üniversite eğitimine geçmiştir. Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olarak 2013 yılında Muş iline öğretmen olarak atanmıştır ve halen burada görevine devam etmektedir. Lise yıllarından bu zamana kısa film ve belgeselcilik ile hobinin ötesinde bir tutku ile ilgilenmektedir. Ulusal çapta kısa film finalistlikleri ve dereceleri bulunmaktadır.

Siz ne düşünüyorsunuz?

26 0

1 Yorum

  1. Cemal Çıldır kardeşimi yaptığı çalışmalardan ve farkındalığından dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

    Cevap

Bir yorum bırak

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen zorunlu alanları doldurunuz. * Yorumlar onaydan geçtikten sonra yayımlanacaktır. Küfür, hakaret ve spam içeren mail yazmayınız. Yapacağınız yorumlara lütfen dikkat ediniz.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>