Festival Günlüğü

Suç Ortaklığı Yapacağınız Erotik Bir Film Hizmetçi-Aynur Kulak

Sinema sanatı bazı filmlerle daha da bir anlam kazanır. O filmlerden çıktığınızda zihninize, görsel duyunuza yerleşen haz duygusu bambaşkadır. Sahnelerdeki atmosfer, sahnelerdeki renkler, bir bakış anı, el hareketindeki bir detay, tüllerin arasından sızan ışığın yansımasından belirginleşen bir obje, aynalı berjerin üzerinde duran bir parfüm şişesi, iki kadının birbirlerine bakarken yarattıkları tutku, bir erkeğin yaratabileceği estetik ve erotik düzen… Daha fazlası olabilecek birçok detay size eşlik etmeye başlar artık.   

Aslına bakarsanız Film Ekimi kapsamında seyirciyle buluşan Park Chan – Wook filmi Hizmetçi (Ah-ga-ssi)  ile ilgili hiçbir cümle, filme dair hiçbir ayrıntı yazmak istemiyorum.aynur-kulakÇünkü Hizmetçiyi sinemada seyretmenizi istiyorum.

Kimse film hakkında size bir şey anlatmaksızın, hiçbir yerde tek bir satır dahi okumadan…

Filmle ilgili sadece belli başlı ayrıntıları, etrafını şöyle bir çevirmek adına yazacağım.

1930’lu yıllarda Japonya işgali sırasında Kore’de geçen filmde ilk olarak yetim Nam Sook –Hee ile tanışıyoruz. Dolandırıcılar ve yan kesiciler arasında kimsesiz büyüyen Sook-Hee Hizmetçi olarak gönderildiği malikanede Leydi Hideko’nun hizmetine veriliyor. Sook –Hee’nin bir amacı oluyor bütün bu süreçte. Soylu bir Kont olarak gösterdiği fakat öyle olmayan erkek arkadaşını Leydi Hideko ile tanıştırıp onların evlenmesini sağlamak ve dolayısıyla da zengin olmak. Fakat olaylar film daha yarım saatini doldurmadan hiç düşünemeyeceğimiz bir yere doğru gidiyor ve filmin son sahnesine kadar da tempo hiç düşmüyor.

Umut-umutsuzluk, duygu-erotizm, hizmetçi-sahip ikilemlerinin son derece gerçekçi bir kamera dili ve duygusuyla anlatıldığı Hizmetçi seyirciyi neredeyse her sahnesinde ters köşeye yatırmayı başarıyor.
_47783152_housemaid

Hizmetçi ile ilgili bu noktadan sonra tek bir kelime dahi yazsam zihninizde tüm yaşanan olaylar çorap söküğü gibi gelebilir. O yüzden Hizmetçi ile ilgili yukarıda da yazdığım gibi tek bir ayrıntı dahi yazmak istemiyorum, filmden biraz da olsa bahsetmek adına bile olsa.

Sook-Hee’nin Hizmetçilik yaptığı malikâne filmin neredeyse tamamının geçtiği yer olarak dönem mobilyalarından, -malikâneyi devlet olarak düşünürsek- işgal altındaki bir malikânenin duvarlarına sinen solgun ışığın umutsuzluğuna, kullanılan kostümlerin karakteristik özelliğe dönüşmesine ve tabii ki tüm bu mizanseni sarmalayan oyunculukların harikalığına Hizmetçi filmi unutamayacağımız, arada tekrar tekrar seyretmek isteyeceğimiz bir film olarak sinematografide yerini alıyor.

 AYNUR KULAK/aynurkulak@sinegazete.net

Not: Bu yazının tüm hakları sinegazeteye aittir. İzin almadan, kaynak gösterilmeden kopyalanması telif hakları yasasına aykırıdır. 

Yorum bırakın

Aynur Kulak
1976 İstanbul'da başlayan yaşantım halen İstanbul'da devam etmekte. İlk ne zaman başladım yazmaya hiç hatırlamıyorum. Fakat şunu çok iyi biliyorum: Yazı dışında kendimi rahat hissettiğim, yazı dışında kendimi özgür hissettiğim başka hiçbir yer yok. Edebiyat; kitaplar, dergiler hatta yayınevleri ilgi alanım oldu hep. Merak ettim, takip ettim, okudum ve yazdım. 2005 yılında inkılap Yayınları tarafından Günlerden Bir Gün isimli kitabım yayınlandı. Akabinde birçok dergide yazdım. Yazı dünyasıyla birbirimizi takip etmeye başladık yani. Bir şey fark ettim bütün bu olup bitenin arasında: Sinema hep vardı. O kadar edebiyat odaklıydım ki bir o kadar da film izlediğimin farkında değildim. Ta ki kitabımı yazana kadar. Yazdığım her bölüm bir sekans gibi kafamda canlanıyordu önce. Sonra yazıyordum. Edebiyat ve Sinema'nın göbek bağı yüzyıllardır var. Bu varlık yeni kitaplar ve filmlerle, hatta o edebiyat eserlerine çekilen filmlerle sürecek. Ben de hem okumaya, hem seyretmeye, hem de yazmaya devam edeceğim.