Festival Günlüğü

37. İstanbul Film Festivali Günlüğü – 16 Nisan 2018

“Stalker” – Yönetmen: Andrei Tarkovsky

Usta Rus yönetmenin başyapıtlarından biri kabul edilen bu film festivalin “Mimari Ütopyalar – Sinematik Distopyalar” bölümünden gösterildi. Film biri bilim adamı diğeri yazar olan iki yolcunun bir rehber/iz sürücü eşliğinde yasak bir bölgeye yaptıkları metafizik yolculuğu konu alır. Filmin senaryosu Arkadiy Strugatskiy ve Boris Strugatskiy kardeşlere aittir. Aynı zamanda bu senaryo Strugatskiy kardeşlerin “Yol Kenarında Piknik” adlı romanının serbest bir uyarlamasıdır. Hem oyunculuklar hem de görüntü yönetimi başarılı. Filmin uzun denilebilecek süresi (162 dakika) izlenirken neredeyse hiç hissedilmiyor. Gizemli atmosferi ve felsefi çağrışımları ile pek çok sinemaseverin görmekten memnuniyet duyacağı bir film.

İzlenmeli mi? Evet 

“Utanç” – Yönetmen: Ingmar Bergman

Bu filmde savaşın ortasında kalmış sanatçı Eva ve Jan çiftinin birbirlerine tutunma, katlanma hikayesi işlenir. Yönetmen filmin arka planında savaşın yarattığı fizyolojik ve psikolojik tahribatı gösterirken ön planda Eva ile Jan arasındaki ilişkideki tahribatı bize aktarır. Oyuncu performansları ve atmosfer yaratımı oldukça başarılı. Genelde Bergman filmlerinde pek rastlamam ama bu filmin ikinci yarısında senaryoda yer yer aksaklıklar yer alıyor. Bir bütün olarak ele alındığındaysa pek çok Bergman filmi gibi bu film de oldukça kayda değer ve ilgiyi hak eden bir çalışma olmuş.

İzlenmeli mi? Evet

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Necip Gözüaçık

Necip Gözüaçık

Sinema Yazarı
1984 doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun oldum. Yaklaşık on yıldır özel bir şirkette haberleşme ve yazılım mühendisi olarak çalışmaktayım. Sinemaya olan ilgim ilkokul yıllarından itibaren Kemal Sunal filmleri ve Arzu Film yapımları ile başladı. Üniversite yıllarında ve sonrasında ise Nuri Bilge Ceylan sineması, sanat filmleri ile daha farklı bir boyut kazandı. Elimden geldiğince sinema ile ilgili yeni şeyler öğrenmeye, okumaya ve takip etmeye çalışıyorum. Sinema salonlarında izlediğim filmlerle ilgili notlar almak, onlarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmak bana oldukça keyif veriyor. Amatör bir ruh ile profesyonel sinemasever olarak yaşamaya çalışıyorum.Mail yollamak için linke tıklayın.