Festival Günlüğü

37. İstanbul Film Festivali Günlüğü – 14 Nisan 2018

“Eksi Bir” – Yönetmen: Orhan Oğuz

Usta yönetmen Orhan Oğuz’un yedi yıl aradan sonra çektiği bu film festivalin “Türk Sineması 2017-2018 / Yarışma Dışı” seçkisinde yer almakta. Film yarı felçli evsiz Şemsi’ye kalacak bir yer bulmaya çalışan üç zabıtanın bir gece boyunca yaşadıklarını anlatır. Filmin başrollerinde Metin Belgin, Nilüfer Açıkalın, Serkan Ercan ve Ercan Kesal yer alıyor. Filmin hikayesi yönetmenin bir arkadaşı aracılığı ile duymuş oluğu gerçek bir olaydan esinlenmiştir. Dramatik bir olayı içine mizah da katarak anlatmış Orhan Oğuz. Filmin mizahi tonu yer yer Mahmut Fazıl Coşkun ve Tolga Karaçelik filmlerini hatırlatıyor. Türk Sineması adına derdini anlatmaya çalışan, sade ve değerli bir film ortaya çıkmış.

İzlenmeli mi? Evet 

“Bir Zamanlar Kasım’da” – Yönetmen: Andrzej Jakimowski

Festivalin “Uluslararası Yarışma” bölümü kapsamında gösterilen bu film bir Polonya yapımı. Film evlerinden tahliye edilen Agata ile üniversite öğrencisi oğlu Mareczek’in Varşova sokaklarında çaresizlik içinde oradan oraya dolaşmalarını konu alır. Anne ve oğula eşlik eden bir de köpekleri Dost vardır. Oyunculuk performansları başarılı. Yönetmen kurmaca ile belgesel görüntülerini uygun bir şekilde eklemlemeyi başarmış.

İzlenmeli mi? Evet 

“Ona İyi Bak” – Yönetmen: Arild Andresen

“Dünya Festivallerinden” bölümünde gösterilen sıcak bir Norveç filmi. Bir deniz kurumunda petrol işçisi olarak çalışan Kjetil, karısının ölümünden sonra evlat edindikleri oğlu Daniel ile ilişkisinde sıkıntı yaşamaya başlar. Aslında Kjetil’in Daniel ile olan ilişkisinde her zaman bir problem var gibidir. Sadece problem Kjetil’in eşinin ölümünden sonra görünür hale gelmiştir. Klasik Kuzey Ülkeleri filmlerinin aksine oldukça sıcak ve dramatik yönü ağır basan bir Latin Amerika filmi olmuş. Daniel’in Kolombiyalı olması gibi film de Kolombiya yapımı Norveç tarafından evlat edinilmiş gibi durmakta (olumlu anlamda). Hem Kjetil rolünü oynayan Kristoffer Joner hem de Daniel rolünde çocuk oyuncu Kristoffer Bech oldukça iyi bir performans sergilemişler. Norveç’te daha çok televizyon dizileri ile tanınan yönetmen Arild Andresen bu film ile sinemaya da güzel bir film hediye etmiş olmuş.

İzlenmeli mi? Evet 

Yorum bırakın

Necip Gözüaçık

Necip Gözüaçık

Sinema Yazarı
1984 doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun oldum. Yaklaşık on yıldır özel bir şirkette haberleşme ve yazılım mühendisi olarak çalışmaktayım. Sinemaya olan ilgim ilkokul yıllarından itibaren Kemal Sunal filmleri ve Arzu Film yapımları ile başladı. Üniversite yıllarında ve sonrasında ise Nuri Bilge Ceylan sineması, sanat filmleri ile daha farklı bir boyut kazandı. Elimden geldiğince sinema ile ilgili yeni şeyler öğrenmeye, okumaya ve takip etmeye çalışıyorum. Sinema salonlarında izlediğim filmlerle ilgili notlar almak, onlarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmak bana oldukça keyif veriyor. Amatör bir ruh ile profesyonel sinemasever olarak yaşamaya çalışıyorum.Mail yollamak için linke tıklayın.