Değerlendirme

1. Kız Kalesi Film Festivali

Kız Kalesi Film Festivali’ni gittim, gezdim ve izledim.

Mailime gelen davetiye sonrası, güzelim memleketim Gelibolu’dan çıktım yola. Önce vapurla Çanakkale, sonrasında uçakla Ankara, bir saat yolculuktan sonra da tekrar uçakla Adana. Mersin’de havalimanı olmadığı için yolculuğun geri kalan kısmını araba ile yaptık. Adana’da beni karşılayan festival ekibi ile yaklaşık 1,5 saat süren yolculuk esnasında yanımda festivalde konuşmacı ve jüri olarak katılan Ümit Elçi Bey de vardı. Onunla ufak bir sektör ve piyasa sohbetinden sonra gözlerim hemen hemen her yerde bulunan tarihi yapılara ve manzaralara takılı kaldı. Bazen bir amfi tiyatro çıktı, bazen de tarihe meydan okuyan, eski medeniyetlere ait kaleler. Açıkçası bana Mersin’i böyle anlatmamışlardı!

Kız Kalesi Film FestivaliNe yazık ki Mersin’e geldiğimizde Kız Kalesi Film Festivali’nin ilk günkü programı bitmek üzereydi. Otelimize dönebilir ya da Erdemli Kültür Merkezi’ne gidip son kalan etkinlikleri takip edebilirdik. Onca uçak yolculuğu, üzerine saatlerce araba ile gidilen yol sonrası, yorgunluğumu atmak için otel odasındaki yatağımı düşlüyordum ama sinema sevgisi ağır bastı. Kültür merkezine giriş yaptığımızda son filmi izlemek için salona giriş yaptım. Festival boyunca iki salonda gösterimler oldu. Maalesef halktan ilgi çok değildi. Yönetmenler kendi filmlerini izledi diyebiliriz. İlk günün son filmi Şüķrü Özçevik’in “Noradrenalin” filmiydi. Daha önceden bilgimin olduğu bir filmdi ama tamamını izlememiştim. Distopya filmi “Noradrenalin”. Bu sularda yüzen filmler pek yapılmıyor, o yüzden başka yönetmenler için de cesaret verici bir iş olmuş. Daha sonra Şükrü Özçevik ile konuşma fırsatımız oldu. Gelecek projelerini ve Fongogo-Kickstarter gibi fonlama siteleri ile ilgili sohbet ettik. Bilinçli ve ne yaptığını bilen bir yönetmen vardı karşımda. Yakından takip etmeniz gereken birisi. Çünkü ileride çok başarılı işler yapacağı aşikâr. Ümit Elçi ile kısa filmler üzerine konuşma yapıp ilk günü kapadık.

Kız Kalesi Film Festivali’nde 2. Gün

Kız Kalesi Film Festivali’nin İkinci gününde belgesel kategorisinden yarışan Esra Yıldırım’ın “Çalıkuşu” filmi oldukça duygu yüklüydü. Çok beğendiğimi hiç saklamayacağım. Zaten salondaki burun çekme seslerinden belgeselin tesiri belli oluyordu. Belgesel, Cumhuriyet’in ilk öğretmenlerinden Hasibe Özar’ın, babası olarak gördüğü Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği üzerine öğretmen olmasını anlatıyor. Festivalde ödül alamadı ama başka festivallerde hak ettiğini almış bir yapım. Batuhan Kurt’un yönettiği “Kurbağa Avcıları” benim favorimdi ve yanıltmadı beni… Edirne’de yaşayan  Roman bir ailenin kurbağa toplayarak geçimlerini sağlamasını kayda alan yönetmenin filmi, belki de doğma büyüme Trakyalı olmamın da etkisiyle benim belgesel dalındaki ödül alacağına kesin gözüyle baktığım bir filmdi… Belgesel kategorisinde başarılı bulduğum ve  yakın markaja aldığım film ve yönetmenleri ise şunlar: Menderes Kıyısında (Mehmet Can Mıcık), Kostüm Oyunu (Musa Gökkaya), Saksak:Bir Tütün belgeseli (Turan Kubulay) .

Deneysel kategorisinde izlediğim Bulut Genç’in “Metanoia” filmi, ilk 5 dakikasıyla bana sabır çektirmişti ama film beni sonrasında bir şekilde içine çekti ve keyif almasını bildim. Ödül alamasa da emekleri övgüyü hak ediyor. Aynı kategoride yarışan Ece Kınacı’nın sadece 4 dakika süren “Rüyamda Ölü Gördüm” filmi ise kolaj mantığı ile tıkır tıkır işleyen, eli yüzü düzgün bir seyirlik sunuyordu. Jüri de benimle aynı hislere sahip olacak ki birincilik ödülüne layık gördüler.

Kız Kalesi Film Festivali

Gelelim Kurmaca dalına. Asıl kılıçların çekildiği yer burası. Alkım Özmen’in yönettiği “Bir İş Görüşmesi Hikayesi” mükemmeldi. Uzun metrajı çekilmeli bana kalırsa. Filmde adım adım beklenen sona yaklaşıyoruz ama hiç beklenmeyen bir şekilde oluyor o son. Tam da şu an işsizlik, torpil, geçim sıkıntıları ile ilgili makale okurken bu filmi tekrardan hatırlamak ve izlemiş olmak beni gerçekten de mutlu ediyor. Umarım kimse Erdem (İbrahim Selim) gibi işsiz kalmaz. Alkım Özmen, hakkıyla evine ikincilik ödülü ile döndü. Son olarak “Sirayet” filminden de bahsetmek istiyorum. “Uşak Kanatlı Deniz Atı Kısa Film Festivali”nde, yönetmeni Nuri Cihan Özdoğan’ı diğer kısa film yönetmenlerinin de katıldığı konuşma faslında dinleme fırsatım olmuştu. Makine mühendisi olması ayrıca şaşırtmıştı beni. Bir şekilde sinema zehrini yutmuş olmalı. Sinemanın illaki sinema bölümleri okuyanın uğraşmak zorunda olmadığının canlı kanıtı Nuri Cihan Özdoğan. Sirayet filminin tüm oyuncuları şapka çıkartılacak performans sergilemişler. Olayların geçtiği mekan da filme sizi sokuyor. Tek mekanda işi bitirmiş yönetmenimiz. Filmi Uşak’ta izlememiştim ama sosyal medyada sürekli ödülleri süpürdüğü haberleri görünce, Mersin’de de daha izlemeden “Sirayet” birinci olur demiştim. Yine haklı çıktım… Sirayet eli yüzü düzgün, vermek istediği mesajı dolandırmadan veren, kurguda pürüzsüz bir işçiliği olan başarılı bir film. Festival seçkilerinde yakalarsanız muhakkak izleyin.

Kız Kalesi Film Festivali

Kız Kalesi Film Festivali’nde 3. Gün (Gala ve Ödül Töreni)

Üçüncü günde otelimizin hemen karşısında bulunan Kız Kalesi’ni izlemek ve Mersin’in gözleri yakan tuzlu denizinde yüzerek repo günümü kullandım. Hat boyu kafeler, oteller sıralanmış, sahili tertemiz. Denizin ortasında bulunan Kız Kalesi’ne tekne ile geçiş yapabiliyorsunuz. Karadaki kalede görülmeli. Yıkık dökük olması ve zorlu parkurları bulunması eğlenceli ama tehlikeli de. Herhangi bir uyarı tabelası yok ve korumalık yapılmamış. Yazın gidip görülmesi elzem bir şehrimiz Mersin/Erdemli.

Akşam vakti yemeklerimiz yedikten sonra gala yapıldı ve kazananlar filmler şu şekilde sıralandı: “En İyi Kurmaca Film” ödülünü Nuri Cihan Özdoğan “Sirayet” isimli filmle alırken, “En İyi İkinci Kurmaca Film” ödülünü Alkım Özmen’nin yönettiği “Bir İş Görüşmesi Hikayesi”, “En İyi Üçüncü Kurmaca Film Ödülü”nü de Anıl Güldoğan’ın yönettiği “Hikayeci” filmi aldı. Belgesel dalında “En İyi Belgesel Kısa Film” ödülünü Batuhan Kurt “Kurbağa Avcıları” filmiyle, “En İyi İkinci Belgesel Film” ödülünü Şenol Çöm “Bir Göç Hikayesi”yle ve “En İyi Üçüncü Belgesel Film” ödülünün Turan Kubilay “Saksak: Bir Tütün Belgeseli” aldı. “En İyi Deneysel Kısa Film” ödülünü Ece Kınacı’nın yönettiği “Rüyamda Ölü Gördüm”, “En İyi İkinci Deneysel Film” ödülünü Melisa Tuğrul’un yönettiği “Kırmızı Başlıklı Kız” ve “En İyi Üçüncü Deneysel Film” ödülünü Mert İnan “Tablo” filmiyle aldı. Jüri Özel Ödülü ise Gökhan Kaya’nın yönettiği “Ah Bir Ataş Ver” filmine ve Serkan Uzunyol’un yönettiği “Timşel” filmine verildi.

Kız Kalesi Film Festivali’nde çok güzel bir şekilde ağırlandık. Bol bol film izledik. Ancak festivale halkın ilgisi azdı. Festival çalışanları eksiklikleri sorup hep not aldılar. Seneye bu ufak eksiklikler halledilip bomba gibi bir festival bizi bekliyor olacak. Şimdiden buna eminim. Sinema ile kalın.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Umut Uçan

Umut Uçan

Sinema yazarı
24 yıldır Sunset Limited treninde seyahat etmekte, Gambitle karşılıklı poker oynamak en büyük hayali, Christoph Waltz abinin oyunculuğuna hayran. Anime canavarı, bir günde One Piece'i bitirdiği rivayet edilmekte. Film incelemeleri yaparak mutlu mesut yaşamakta. Şimdi de Sinegazate ailesine katılarak yeni maceralara yelken açmış bulunmakta...