Dosya

Tarantino Sinema Deneyimlerini Paylaşıyor

Devlet üniversitesinde mi yoksa özel üniversitede mi sinema eğitimi almak gerekir? Kurslara gittiğimde alacağım bilgiler beni bir senarist yapar mı? Yönetmen olmak için hangi merhalelerden geçmeliyim? Daha bunun gibi birçok soru eklemlenebilir bu cümlelerime. O yüzden bu yazıyı sinema öğrencileri, film çekmek isteyenler ve Türkiye’de yaşayıp bir yerlere gelmek isteyen tüm sinema meraklılarına için kaleme alıyorum. Yazının kapsamı başlıktan da anlaşılacağı gibi Tarantino ve onun ilk dönem sinema kariyeri olacak. Üniversite eğitimi almadan yönetmen olan, video kaset dükkanında çalışıp sinefilliğini geliştiren bu şahsına münhasır “Hollywood’un aykırı çocuğu” benim en sevdiğim yönetmenlerden. Öncelikle bu yazı okurlarına motivasyon kaynağı olması için tasarlanmıştır. En başta da bana. Sevdiğim yönetmenin kariyer basamaklarını çıkarken nelerle karşılaştıklarını görmek ve uyguladığı metotlar çok hoşuma gitmekle birlikte kendisine olan sevgimi ve saygımı bir kat daha arttırmıştır. Şimdi lafı çok fazla uzatmadan Tarantino’nun belirli dönemlerde yaptığı röportajları ve görüşleri burada paylaşacağım. Umarım yazı gereken motivasyonu ihtiyaç sahiplerine ulaştırır.

 Tarantino, “Rezervuar Köpekleri” filmi hakkında konuşuyor; “Rezervuar Köpekleri’nde izleyicileri paranoyak, huzursuz ve kime güveneceklerini bilmeyen bir hale sokmak istedim.” Bay Turuncunun vurulduğu sahne için Tarantino şu açıklamaları yapıyor; “Birisi midesinden o şekilde vurulunca kan kaybından ölür. Mideden vurulmak olabilecek en acılı vurulma şeklidir, çünkü mide parçalanınca bütün o asitli sıvılar bedeninize yayılır. Acıyı hissetmeyecek kadar uyuşana dek korkunç, dayanılmaz bir acı içinde kıvranırsınız. O sahnedeki kan gerçekçi. Sette vurulan karakterin etrafında oluşan kan gölünü kontrol eden bir doktor vardı ve bize “Tamam, biraz daha kan kaybederse ölür, diyordu”.

İzlediği filmlerin on binleri geçtiği rivayet edilen Tarantino’nun tabii ki de sadece film izleyerek yönetmenlik ve senaristliği kotardığını söylemek budalalık olur. Ama işin gerçekçi tarafından bakarsak 4-5 sene Amerika’nın en prestijli sinema okullarında 20-30 bin liraya okuyup da bir halt olamayanların karşında yüce Zeus heykeli gibi ışıldamakta Tarantino.

 Tarantino, görüntü yönetmeni Andrej Sekula ile birlikte “Rezarvuar Köpekleri” filmi çekimleri öncesi sekiz film izlemiş. Sekula “her filmi izlerim” demiş ama bir şart sunmuş; “filmlerin sesini kısarak izlemek”. Tarantino diyor ki; “Daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım, filmi sesli ve sessiz izlemek geceyle gündüz kadar farklıydı. Filmleri sessiz izleyince görüntüyü, renkleri ve filmin çekildiği tarzı görebiliyorsunuz. Adeta gözünüz açılıyor”. Kendi filmlerini çekmeden önce klasikleri ya da herhangi bir filmi izleyip bu metodu kullanan için tüm kamera hareketleri, açılar, planlar daha rahat anlaşılıyor. (Test edildi, denendi). Tarantino “story board” çizimini beceremediğini, çizim konusunda çok başarısız olduğunu belirtiyor. Sahneleri başkasının çizmesini istemediği içinde “story board” kullanmıyor. Ama upuzun çekim listeleri hazırlarmış. “Rezarvuar Köpekleri” filmi için iki hafta boyunca aralıksız prova yapılmış. Provaların çekim öncesi çok yararı olduğunu belirten Tarantino, bu provaları talep ederken “Bakın, bunu sadece böyle yapılması gerektiği için yapmıyoruz, provalar tasarruf etmemizi de sağlayacak, çünkü saat işlerken öylece oturup bu önemli soruları soramayız” diyor. Tarantino “Senaryo harita, provada yolculuktur” diyerek en önemli unsurların bu ikisi olduğunu vurguluyor. Buradan basitçe anlayacağımız bir gün bile olsa oyuncularımızla prova yapmalıyız. Yoksa olacaklar hayal gücümüzün genişliği ile ölçülebilir. Tarantino, önemli gördüğüm oyuncu seçimi konusunda ise şu ipuçlarını veriyor; “Elinde kusursuz biri olunca (Burada Harvey Keitel’den bahsediyor), filmin kadrosunu diğer oyuncuları da onun etrafına yerleştirerek oluşturabiliyorsunuz ve bu harika bir yöntem.”

 Tarantino ilk filmini çekmeden önce hiç yurtdışına çıkmamış ve filmini dünyayı gezmesini sağlayacak pasaport olarak görüyormuş. İlk filmin başarısından sonrada gitmediği kıta kalmıyor zaten. 1992 yılında Montreal Dünya Film Festivali’nde Gerald Poey’e verdiği röportajda yine oyuncu seçiminden bahsediyor. Rezarvuar Köpeklerinde çetenin beyni “Joe Cabot” rolünü Lawrence Tierney’e nasıl verdiği sorusuna yönelik olarak, Actor Studio’daki bir partide tanıştığını söylüyor. Bu da Tarantino’nun “armut piş ağzıma düş” bir karakterde olmadığını gösteriyor. Bizde de örneğin bir festivalde Haluk Bilginer’e kendi projemizde oynaması için teklif götürsek ne olur acaba? Denemesi bedava.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Umut Uçan

Umut Uçan

Sinema yazarı
24 yıldır Sunset Limited treninde seyahat etmekte, Gambitle karşılıklı poker oynamak en büyük hayali, Christoph Waltz abinin oyunculuğuna hayran. Anime canavarı, bir günde One Piece'i bitirdiği rivayet edilmekte. Film incelemeleri yaparak mutlu mesut yaşamakta. Şimdi de Sinegazate ailesine katılarak yeni maceralara yelken açmış bulunmakta...