Değerlendirme

Hayal Mi, Gerçek Mi… Dev Avcısı (I Kıll Gıants)

 Korkularımızı veya yüzleşmek istemediğimiz gerçekleri, hayal dünyamız ile alt edebilir miyiz ya da hayal dünyamızı gerçek dünya da kendimize kalkan yapabilir miyiz?   Infinitus

Gerçekler çoğu zaman canımızı acıtır. Görmek istemeyiz ve elimizden geldiğince görmezden gelmeye çalışırız. Kaçarız, saklanırız… Aslında daha çok korktuğumuzdandır kaçmamızın nedeni. İçimizde cesaret bulamadığımız zamanlar – ki böyle zamanlar genelde çoktur- görmezden gelmeyi yeğleriz gerçekleri ve ya başa çıkamayacağımızı düşündüğümüz sorunları. İtiraf etmeliyiz ki hepimiz yaşadık ve hala yaşıyoruz böyle durumları. Ve bahsedeceğim film olan ‘’ Dev Avcısı( I Kill Giants) ‘’ tamda böyle bir senaryo üzerine oldukça başarılı bir şekilde oturtulmuş.

Yönetmen koltuğunda oturan Anders Walter’ı  9 Metre(2012), Helium(2013), Katusha(2014) gibi filmlerden tanıyoruz. Ayrıca Oscar ödüllü olan yönetmenimiz, yönetmenliğinin yanı sıra yazar(Wildhexe-Die Botschaft des Falken, Opikayana) olarak da tanınıyor. Film, Joe Kelly’nin aynı adlı çizgi roman derlemesinden yine Joe Kelly tarafından senaryolaştırılıyor. Ülkemizde açıklanan tarihi ile ‘’ 27 Temmuz 2018 ‘’ tarihinde gösterime girecek olan film Toronto Film Festivali’nde seyirci karşısına çıktı bile. (Belirtmeden edemeyeceğim vizyon tarihini bekleyemeyecek olan sabırsız arkadaşlar için alt yazılı şekilde internette mevcut.) Hitap ettiği yaş aralığı gibi oyuncu kadrosu da oldukça genç: Madison Wolfe, Zoe Saldana, Imogen Poots, Sydney Wade, Jeniffer Ehle…

 Böyle bir film olduğundan ve yakın tarihte vizyona gireceğinden haberim dahi yoktu aslında. Şans eseri, bir internet sitesinde rast geldim ve açıkçası isminden etkilenerek, fragmanına bile bakmadan izlemeye koyuldum. İzlemekten keyif aldığım bir film olduğunu belirtmek isterim ve eğer bu tarz filmleri izlemeyi seviyorsanız sizin de keyif alacağınızdan neredeyse eminim diyebilirim. Filmi izlerken bir sonra ki sahneyi meraka beklediğim çok an olduğu gibi, yüksek ölçüde olmasa da gerildiğimi hissettiğim sahnelerinde olduğunu söylemeliyim.

 Filmimiz genel olarak Barbara Thorson (Madison Wolfe)’nın gerçek ve hayal dünyasının birleşiminden oluşan bir olaylar dizisi çevresinde yaşanıyor diyebiliriz. Barbara, kendini ailesinden ve çevresinde ki diğer insanlardan soyutlamış bir çocuk ve bunun için kendince fantastik nedenleri var. Nedenlere gelmeden önce, Barbara, filmin ilk dakikalarında anlayacağımız üzere evde ablası-evi geçindiren kişi- ve abisi-sorumsuz, sadece bilgisayar oyunları oynayan ve kaba biri- ile yaşıyor. Okulda, okulda ki diğer öğrenciler tarafından oldukça değişik görülen, uzak ve kötü davranılan; müdür ve bazı öğretmenler tarafından bıkılmış, çokbilmiş tavırları arkasına sakla

nan biri. Hayatına iki yeni kişinin girmesi ile yaşamı biraz değişiyor diyebiliriz. Yeni komşusu ve aynı zamanda yeni sınıf arkadaşı Sophia (Sydney Wade) ve okulun yeni psikoloğu-tahmin edebileceğiniz ve bazı Amerikan gençlik filmlerinden hatırlayacağınız gibi, herkes tarafından sorunları olduğu kabul edilen Barbara’nın illa ki yolunun düşeceği tek yer ilk olarak okul psikoloğu- Mrs. Molle (Zoe Saldana)

Barbara’nın nedenlerine gelecek olursak; kendimizi onun yerine koymamız gerekir diye düşünüyorum. Şöyle ki, anneniz çok hasta yani tabiri caizse ölüm döşeğinde. Siz bu geçeği kabul etmek istemiyorsunuz ve bu çok doğal bir şey aslında, çünkü çok küçüksünüz. Annenizin hasta değilken anlattığı hikayeler ile kendinize hayali bir dünya kurmuşsunuz ve tüm gerçek dünyanın içinde siz tek başınıza bu hayali dünya da yaşıyorsunuz aslında. Bu hayali dünyada; devler, çirkin ve yalancı haberciler ve devlerden de büyük titanlar var. Siz onlardan şehrinizi koruyorsunuz yani en azından hayali ve fantastik dünyanızda öyle. Fakat gerçeklikte, aslında tek amacınız var; ölümden annenizi korumak ama siz bunun farkında değilsiniz.

Nedenlerde epey bir spoiler verdik sanırım.

Filmin sonunda aklınızda tek bir soru kalacak; hayal mi, gerçek mi Barbara’nın dünyası? Keyifle izleyeceğiniz bir fantastik/drama filmi sizi bekliyor. Kaçırmamanızı öneririm. Şimdiden iyi seyirler.

Yorum bırakın

Fikret Başal

Fikret Başal

Sinema Yazarı
1997 yılında dünya ya geldim ve orta okul yıllarımdan bu yana şiir ve deneme alanında çalışmalar yaptım kendi çapımda. Lise yıllarımda bu bazı öğretmenlerimin desteği ve yönlendirmesi ile arttı. Çocukluk hayalim olan Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler okuyorum. Kitap okumak ve yeni filmler seyretmek benim için bir kabuğuma çekilmek. LOTR ve MARVEL hayranıyım :)