Türk Sineması

Türk Sinemasında İlginç Bir Dönem: Arabesk Furya

Arabesk Furya

Türk Sineması 70’li yılların hemen başında büyük bir kimlik arayışına girdi. Sınırlı sayıdaki yönetmen ve yapımcılar aslında bugün bile erişilmesi mümkün olmayan işler yapıyorlardı. Bu filmler aslında bugünkü sinemamızın temel taşlarını oluşturacaktı. Hemen hemen her yıl 150-200 dolayında film çekerlerken gişede bu orantı düşmekteydi. Seyirci nedense gişeden kaçıyordu. Tabii ki bu durgunluk içinde mutat olarak yapılan festivaller devam ediyor, sanat sinemasındaki üretim gişedeki hayal kırıklığına rağmen devam ediyordu. 1969 yılında sanatçı Orhan Gencebay’ın müzik piyasasında “Bir Teselli Ver” isimli şarkısı ile yeni bir müzik türünü oluşturması ve bu müziğin halk tarafından çok sevilmesi yapımcı ve yönetmenleri de harekete geçirdi. Bu anlamda furyayı ilk başlatan ve bir o kadar da hayret uyandıran Ömer Lütfi Akad’ın 1971 yapımı “Bir Teselli Ver” filmi Akad için her yönden fiyasko oldu.

Arabesk Furya ve Filmler

Arabesk Furya

Bu filmle birlikte furya hızlandı ve seri üretime geçildi. Orhan Gencebay bu filmin hemen ardından 1973 yılında Milli sinema öncüsü rahmetli Yücel Çakmaklı ile “Ben Doğarken Ölmüşüm” filmini çekmiş ve yavaş yavaş gişede de başarıya ulaşmıştır. Ama asıl önemlisi 1976 yılında yapımcı Hulki Saner’in yönetmen Temel Gürsu’ya peş peşe çektirdiği 5 filmde başrol oynattığı yeni şarkıcı “Ferdi Tayfur” furyayı en hızlandıran sanatçı oldu. Bu filmlerin içinde 1977 yılında çekilen başrolünde yine Ferdi TAYFUR ve yönetmen Temel GÜRSU’nun eşi Canan Perver’in paylaştıkları “Derbeder” filmi Türk Sinema Tarihi’nin en çok gişe yapan filmi olmuştur. Bu rekor bugün bile kırılamamıştır. Şöyle ki; yakın bir ağabeyim, filmi vizyona giriş tarihinden yani 01.02.1978’den tam bir yıl sonra karaborsadan bulduğu bir biletle Antalya’da bir sinemada izleme fırsatını bulup kendini şanslı hissettiğini bugün bile anlatır. Bu filmlerde konular genellikle birbirine benzer. Zengin kız/ağa kızı ile fakir genç/ırgatın aşkı. Giderek furyaya başka sanatçılar dahil oldu; İbrahim Tatlıses, Gökhan Güney, Mahmut Tuncer gibi sanatçılara da filmler yapılmış ve bu filmlerden bugün telaffuzu bile zor paralar kazanılmıştır.

             

Arabesk Furya’da 80’ler

80’li yılların ikinci yarısından itibaren furyaya çocuk şarkıcılar dahil edilmiş ve sinemacılar bugün hayal bile edemeyecekleri kadar iş yapmışlardır. “Küçük Emrah” bu akımın en başında gelir. İşlettiğimiz sinema salonunda “Emrah” filmine yalnızca bir seansta evet bir seansta tam bin kişinin geldiğini hiç unutmam ve bu en az on beş gün bu şekilde devam ederdi. Emrah filmlerindeki konular biraz daha sosyal içerikliydi. Büyük şehirlerin varoşlarında fakir bir aile, imkansızlıklar veya bir nevi kader yüzünden kötü yola düşen bir anne veya abla; bu hikayeler biraz daha gerçeğe yakındı.

Arabesk Furya
“Zavallılar” (Yönetmen: Ümit Efekan) filminden bir görsel

              2006 yılında “Zeki DEMİRKUBUZ”un çektiği ve 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde başta en iyi film olmak üzere birçok ödül toplayan “Kader” filmi ile 1985 yılında “Ümit Efekan” tarafından çekilen başrolünü Emrah’ın oynadığı “Acıların Çocuğu” filminin yan öyküleri hemen hemen aynıdır. Aradaki fark biri sanat sineması için yapılıyor, diğeri sadece kaset satmak için yapılıyor. Bugün bir video klibin maliyetine en az beş sinema filmi çeken yönetmenler 90’lı yılların ortalarında video kliplerin ortaya çıkmasıyla bu furyayı da sona erdirdiler.

              Bu filmleri izlerken alaya almak bence kendimizle alay etmekten başka bir şey değildir. Çünkü o filmlerle yetişmiş biri olarak biraz düşündüklerinde anlatılan hikayelerin bugünün saçma ve absürt filmlerinden daha gerçekçi olduğunu anlamamak için alim olmak gerekmez!

              Aslında anlatılan senin hikayen…

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Levent Demirci

Levent Demirci

Sinema Yazarı
30.12.1974 Bursa doğumluyum. Babam 1974 ve 1990 tarihleri arasında Bursa'da sinema işletmeciliği ve film dağıtımı yaptı. Ben de sekizinci kısa filmimin çekimlerini henüz tamamladım. Bir de uzun metraj senaryom bulunmaktadır. Çekim için destek beklemekteyiz. Bursa'da yerel basında sinema köşe yazarlığı ve İsmail Güneş 'in filmlerinin Bursa galasını yaptım. Türk sinemasını ve yönetmenlerini Yeşilçam'dan itibaren itinayla takip etmekteyim. Mail yollamak için linke tıklayın.