Ana sayfa » 7 Adımda “Güzel Adam Süreyya”

7 Adımda “Güzel Adam Süreyya”

7 Adımda “Güzel Adam Süreyya”

7’sinde tribünde, 17’sinde Yeşilçam’da 27’sinde Şeref Stadı’nda 37 senelik futbol emekçisi, Süreyya Soner. 7’den 70’e tüm Beşiktaşlıların sevgilisi Malzemeci Süreyya’nın yer yer dramatik yer yer komik alın teriyle, gözyaşlarıyla, kahkahalarla, tezahüratlarla ve alkışlarla bezenmiş öyküsünü anlatıyor, “Güzel Adam Süreyya”.  

1.ADIM SÜREYYA VE YEŞİLÇAM

Yönetmenliğini Gökçe Kaan Demirkıran’ın üstlendiği “Güzel Adam Süreyya” nın galası ile birlikte tüm izleyenlerde uyandırdığı ortak tepkilerden biri de kuşkusuz Süreyya Soner’in bilinmeyenleri.  “Güzel Adam Süreyya”da Süreyya’nın Beşiktaş’ın hocası Şenol Güneş’le Öz Trabzonspor’da aynı formayı giymesinden tutun da Beşiktaş’ın efsane golcüsü Amokachi’nin kot pantolonunu “Yırtık bu!” diyerek çöpe atmasına kadar Süreyya’nın Beşiktaş’ının arka bahçesine nasıl tanıklık ettiğine şahit oluyoruz. Bu futbol kokan anı defterinin haricinde “Güzel Adam Süreyya” nın cebinde bir hatırat daha var: “Yeşilçam”. Süreyya’nın okulla arasının açıldığı dönemler olan ilk gençlik yıllarında iki tutkusu var: Biri Beşiktaş maçları diğeri ise sinema setleri. Yılmaz Güney ile sahne arasında çay içen, Kemal Sunal’la kahkaha atan ve daha nice Yeşilçam yıldızı ile tabiri caizse aynı pilavı kaşıklamış bir sinema emekçisi “Güzel Adam Süreyya”.

7 Adımda “Güzel Adam Süreyya”

2.ADIM SÜREYYA VE ARKADAŞLARI

Her renkten futbolseverin imzalarını almak için birbirilerini ezdiği isimler Süreyya’nın en yakın arkadaşları. Ricardo Quaresma’ya Arif Şentürk’ten “Aman bre deryalar”ı dinleten; hastalanınca Les Ferdinand’ın evine kadar gelip O’nu hastaneye götürdüğü bir “Güzel Adam Süreyya”. Milyon dolarlar kazanan futbolcularla abi – kardeş, baba – oğul olabilen ve vahşi endüstriyalizme karşı dimdik onuruyla duran Süreyya’nın samimiyetine tanık olduğumuz filmde Beşiktaşlıların Süreyya Abisi olabildiğince samimi halleriyle beyazperdeye yansıtılmış.  Anlatılan hikâyelerin haricinde bu samimiyet dahi izleyicilerin gözlerinin dolmasına yetiyor. Baba Hakkı’nın, Şeref Bey’in, Süleyman Seba’nın, Metin Ali Feyyaz’ın, Şifo’nun, Optik Başkan’ın, Amigo Alen’in ve halkın takımı Beşiktaş’ın halkın adamı “Güzel Adam Süreyya”.

3.ADIM SÜREYYA VE AİLESİ

Süreyya’nın ailesi baştan ayağa Beşiktaş. Evi Şeref Stadı. Sağdıcı Metin Tekin. Oğlunun isim babası Beşiktaş’ın golsüz geçen üç ayı, kızınınsa teknik direktör Del Bosque. Yedek kulübesinde oyuna girmeyen bıyıklı adam, soyunma odasında elinde pensesi ile futbolcu kramponlarının çivilerini söken “Güzel Adam Süreyya”. Dokuz şampiyonluğun tanığı, İnönü Stadı’nın son üçlüsünün amigosu, Fenerbahçe kalecisi Schumacher’ın peşinden koştuğu, Liverpool’un efsane kaptanı Steven Gerrard’ı ayağa kaldıran ve Beşiktaş’a adanan bir ömrün gizli kahramanı, Süreyya. Aslına bakılırsa Süreyya’nın evini ve ailesini anlatan en çarpıcı cümleyi belgeselde spor yorumcusu Güntekin Onay kuruyor: “Çünkü Süreyya oranın ev sahibi…”

7 Adımda “Güzel Adam Süreyya”

4.ADIM SESLENDİREN: YILMAZ ERDOĞAN

“Güzel Adam Süreyya” nın buğulu sesi ise Yılmaz Erdoğan. Belgeseli dramatik hale getiren öğelerden biri de içli üslubu ile yankısı kulaklarda kalan usta sanatçının sesi. Poetik anlatımıyla yakın tarihin anılarını canlandıran, izleyicinin tahayyülüne katkıda bulunan bu “iç ses” filmi daha anlaşılır kılmakla beraber futboldan bir nebze olsun uzaklaştırıp bir sokak öyküsüne can suyu oluyor. Beşiktaşlılık duruşunun gizli teması olduğu “Güzel Adam Süreyya” nın her Beşiktaş denildiğinde dudakları titreyen gözbebekleri büyüyen ifadesini güçlendiriyor, Yılmaz Erdoğan’ın sesi ve şiiri.

“Beşiktaş…

Bir çocukluk rüyasıdır,

Gençlik ateşidir yandığın.

Kırlar düştüğünde saçlarına

Hüzün gibidir.

Sevdiğin kadar sevildiğin yerdir.

Ve gerektiğinde ağlamaktır.

Beşiktaş…

Bir parça da Süreyya’dır.

Malzemeci Süreyya’dır.

Koca Beşiktaş’a adanmış

Kocaman bir ömür…”

Yılmaz ERDOĞAN

5.ADIM YAPIMCI & YÖNETMEN: GÖKÇE KAAN DEMİRKIRAN

Bir akademisyen Gökçe Kaan Demirkıran. Fevziye Mektepleri Vakfı Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nde Öğretim Görevlisi. Hakemli dergilerde yazdığı birçok akademik makalenin yanı sıra çektiği seyir zevki yüksek belgeselleri de var. İsmini “Güzel Adam Süreyya” ile daha geniş bir kitleye duyuran Gökçe Kaan Demirkıran bu projeyi zorlu bir sürecin ardından 6 yılda tamamladı ancak belgesel filmin galasının ardından izleyicilerin çoğundan “Bunca emeğe değmiş…” cümlesini duymak mümkün. Merak edenler için Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran’ın diğer belgeselleri:

*Müzikte Bir Deney, Anadolu Rock, Belgesel, 97’, 2006 / Kültür ve Turizm Bakanlığı, Efes Dark Sponsorluğunda, Yönetmen

*Fenerin Ardındaki Şehir, Belgesel, 52’, 2009 / Şile Belediyesi’nin Katkılarıyla, Yönetmen

*Moğollar: Müzikte 40 Yıl, Belgesel, 50’, 2009 / Kültür ve Turizm Bakanlığının Katkılarıyla, Yönetmen

*Alabalıklar: Bir Sosyalist Kültür Dergisi, Belgesel, 55’, 2011 / Kültür ve Turizm Bakanlığı Katkılarıyla,

Yönetmen

*Düşüncenin Ruhu: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Belgesel, 92’, 2013/ İ.Ü. BAP Katkılarıyla,

Yönetmen

*Oyunda Kal: Tarihin Potası / Darüşşafaka Spor Kulübü’nün Tarihi, Belgesel, 40’, 2014 / Doğuş Holding, NTV Spor Katkılarıyla, Yönetmen

7 Adımda “Güzel Adam Süreyya”

6.ADIM HERKESTEN BİR PARÇA VAR SÜREYYA’DA

Filmi, salt bir futbol ve holigan filmi olarak değerlendirmek son derece yanlış. Hem günümüzün yaşanmışlıklarından hem de geçmişin tatlı tortusundan beslenen kurgusu ile “Güzel Adam Süreyya” futboldan hiç anlamayanlar için dahi son derece keyifle izlenebilecek bir belgesel film. Halkın, sokağın ve toplumsal aidiyet hislerinin güzel bir harmanı olmakla yetinmeyen film son derece naif duyguların ağır ağır dokunmuş örgüsüyle bir kahraman oluşturmaktan kaçınarak masumiyeti ve erdemli bir yaşam öyküsünü bizlere sunuyor.

7.ADIM ZEKİ DEMİRKUBUZ

 

Beşiktaş’tan ve sinemadan bahsedip “Hasta Beşiktaşlı” diye tabir edilen Zeki Demirkubuz’ u anmadan geçmek olmaz. Asi Ruh belgeselinden hafızlarımıza kazınan “Ben bir tek Beşiktaş’a inanıyorum ve bunu açıklayamıyorum. Nietzsche’nin dediği gibi, insan akıllı olduğu kadar akıl dışı bir varlıktır. Benim de düşünerek açıklayamadığım şeyler var. Beşiktaş gibi; çünkü aşkın sebebi yok. Evet, aşık vaziyetteyim. Bunun farkındayım, o yüzden benim durumum daha trajik. Ne bileyim, ben Beşiktaş maçı izliyorken, nevrim dönmüşken, biri gelip de benimle en banal, en klişe biçimde sinema konuşmaya kalkışırsa, -…tir git lan- da derim.” Diyen Demirkubuz ’un anlattıkları belki de Süreyya Soner’in anlatamadıklarında gizli…

“Beşiktaş kaybettiğimiz, kavuşamadığımız, özlediğimiz ne varsa hepsinin özeti, çektiklerimizin şeceresi, anlatamadıklarımızın ifadesidir.” Zeki Demirkubuz

*Bu yazı Bekir Çılgın tarafından yazılmıştır ve izin almadan kullanılmamasını rica ederiz. 

Zeki Demirkubuz hakkında daha fazla bilgi için; http://zekidemirkubuz.com/

SOSYAL MEDYA SORUMLUSU HAKKINDA:" okur... yazar... izler... "Mail yollamak için linke tıklayın.

Siz ne düşünüyorsunuz?

11 0

Bir yorum bırak

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen zorunlu alanları doldurunuz. * Yorumlar onaydan geçtikten sonra yayımlanacaktır. Küfür, hakaret ve spam içeren mail yazmayınız. Yapacağınız yorumlara lütfen dikkat ediniz.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>