Ana sayfa » Biçimsel Sinema’da Bela Tarr

Biçimsel Sinema’da Bela Tarr

Biçimsel Sinema’da Bela Tarr’ın Satantango Yapıtı Üzerine Bir Sine – Dil Değerlendirmesi

Anlamı Okumak

Dil, insanlar arası iletişim kurmaya yarayan bir göstergeler dizgesidir. Bir dili tanımlayabilmek için elimizde birçok unsurun olması gerekmektedir. Ancak sanat dallarının hepsi gibi sinema tek yönlü bir iletim aracıdır. Sinemanın dili yoktur, zira yönetmenin kompozisyonunu yönlendirmesiyle dil bilimsel açıdan yorumlanmaya açıktır. Sinema iletim aracından ziyade dışavurum aracıdır. Bu yüzden sahip olduğu göstergeler dile oranla azdır. Sinemada kalıplaşmış imgeler göstergeler doğurur. Ancak gerçekçi sinema bu tip imgesel göstergeleri aşarak hikayesini anlaşılır kılmayı başarır. İmge gösterilenin göstereni olma özelliği taşıdığı için dilden faydalanır ve terimleri hikâyeyi anlatmada aracı olarak kullanır. Yönetmenlerin filme çektiği göstergesel unsurlar doğal imgelerden oluşabilir. Bela Tarr filmleri, genelinde ekspresyonist unsurlara yakın olduğu için filmlerinin konusu ya gerçektir ya da değildir. Teknik olarak filmler bir dizi bağımsız hareketli görüntüden oluşur, ama onu deneyimleme biçimimiz birçok açıdan farklılıklar gösterebilir. Bu şekilde filmi kesintisiz bir “duyumsayışlar seli” olarak deneyimleriz. Bu açılardan Tarr’ın filmleri, kocaman bir göstergeler denizidir.

Bir neden – sonuç bağlamına dayanan sinemanın görevi, seyirci üzerinde istediği etkiyi yaratmak ve seyircinin deneyimini şekillendirmek üzere bilgi akışını aktarır. Sinemadaki bu anlayış “eğer onlara bunu böyle gösterirsem bunu böyle hisseder ya da düşünürler” anlayışında uzaktadır. Zira yönetmenlerin filmlerine gösterge yerleştirme ve onları düzenleme biçimi filmlerinin gerçekliğini ve seyircinin ona yükleyeceği anlamı belirler. Misal Bela Tarr’ın Satantango’sunda “yürüyen kız” imgesinde yapacağımız tek bir değişiklik dahi seyircinin onu, o an algılama biçiminde bir değişikliğe sebep olacaktır. Kız eğer resim yaparsa, onun bir ressam olduğunu zannederler, eğer uyursa onun hayal kurduğunu düşünürler. Yukarıda belirtmiş olduğumuz “yürüyen kız” imgesi şüphesiz bu imalardan da beslenebilirdi. Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta filmde yapılacak en ufak değişiklik bile bazı şeylerin anlamını değiştirerek onları ön plana çıkaracaktır. Bu noktada tek bir şeyi bile değiştirmek her şeyi değiştirmek anlamına gelir. Misal yönetmenin imgeler zerine bindireceği ucuz bir müziğin bile ona neler yapabileceği çeşit çeşittir.

Metafor ve Metonomi

Seyirciler film izlerken izledikleri filmin her bir karesi üzerine durup düşünmezler, yine de gördüklerinin çok büyük bir miktarını çok kısa bir süre içinde algılayabilirler. Bela Tarr’ın Satantango’sunda film kareleri çok yavaş gelip geçer. Bazen hikâye için çok önemli bir olay Tarr’ın biçemsel metni iletmenin metaforik bir yolu olarak karşımıza çıkar. Metaforik anlam filmde iki farklı şeyin benzerliği üzerinden ilişki kurar. Metaforlar bir bağlantıyı gösterirler ve seyirciyi bunun üzerine düşünmeye davet eder. Bunun yanı sıra soyut şeyleri adeta görülebilir ya da hissedilebilirmiş gibi düşünmeye çağırır. Özellikle Satantango gibi ileri derecede biçemsel bir metnin edebi uyarlamasını yapmak soyut unsurlarla çağrışım üzerinden bir bağlantı kurdurtur. Metonomik anlam ise benzerlik yerine, çağrışım üzerinden bir ilişki kurar. Metonomi bir şeyi başka bir şeyle ikame eder: işçiler yerine ‘mürettebat’, krallık yerine ‘taç’… Satantango’da metonomi değişken birçok şeyi tek bir canlı ve sabit imge ile yer değiştirir. Misal, ‘anlatım söylemden keskindir’, anlatımın değişim için söylemden daha etkili bir araç olduğu anlamına gelir. Sinemada bu kullanım yönetmenler için çok önemlidir. Zira görsel metinlerin, edebi metinlerden farklı olarak tabiatları gereği metonomik olmaları gerekir. Bu bağlamda Satantango’da görünen görünmeyen ya da görünemeyenin yerini alır. Satantango da dahil olmak üzere Tarr’ın Aile Yuvası, Yabancı ve Baraka gibi filmlerinde parçanın bütünle olan ilişkisi yönetmenin biçemi özelinde çok önemlidir. Sinemada buna verilen teknik isim ise ‘kapsamlama’dır.

Sayfa 1 / 5İleri

Burcu Meltem Tohum 1993 yılında İstanbul’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Klasik Filoloji departmanında tamamladı. Şu an Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimi görmektedir. Sinema atölyesinde başlayan sinemaya olan tutkusu farklı disiplinlerde çalıştığı zamanlarda peşini bırakmadı. Lise yıllarında başladığı sinema alanında çeşitli yazınsal projelere eğilimini sürdürdü. 2013-2014 yılları arasında Filmloverss adlı site üzerinde ve çeşitli sinema bloglarında yazıları yayınlandı. Uzun yıllar boyunca film altyazı çevirilerinde gönüllü olarak çalıştı. Boğaziçi Üniversitesi’nin Sinefil dergisinde yazarlık yapıyor. Edebiyat ve sinemanın hayatında vazgeçilmez bir ikili olduğunu düşünerek bu alanlara olan tutkusu yaptığı çalışmalarında onu perçinlemeye devam ediyor.

Siz ne düşünüyorsunuz?

0 0

Bir yorum bırak

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen zorunlu alanları doldurunuz. * Yorumlar onaydan geçtikten sonra yayımlanacaktır. Küfür, hakaret ve spam içeren mail yazmayınız. Yapacağınız yorumlara lütfen dikkat ediniz.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Araç çubuğuna atla