Teknik Analiz

Özel Efekte Karşı Görsel Efekt

Oldukça pahalı ve zahmetli olan Özel Efekt’in (Special Effects) yerini, dijitalleşmeyle beraber Görsel Efekt (Visual Effects) alıyor. Yönetmenlerin iki efekt türü arasında tercih yapma durumu ise aklımıza Özel Efekte karşı Görsel Efekt ikilemini getiriyor. Bazı yönetmenler Özel Efekt’in zahmetine karşılık güvenini tercih ediyor, bazı yönetmenler ise gelişime kapılarını açıyor ve işi masa başında bitirmeyi tercih ediyor. Bu doksanlar sonrası yılların ikilemi olmakla beraber gelişimi bir yüzyılı kapsıyor.

Özel Efekt

Özel Efekt kullanımı şaşırtıcı bir biçimde, bundan yüz sene öncesinde bile, yönetmenler tarafından kullanılıyor. Yönetmenler ellerindeki medyumun özelliklerini sonuna kadar zorluyor, yeni türler, denemeler, heyecanlar arayarak sanatlarını konuşturmaya çalışıyor. Söz gelimi Özel Efektin kullanımı, sinemanın ilk yıllarında filmler çeken ve ardılı yönetmenlere ilham kaynağı olan Georges Mêliês’in filmlerine kadar uzanıyor.

Bundan yüz yirmi sene önce film çekmeye başlayan ve döneminin önemli yönetmenlerinden biri olan Mêliês, sirk performanslarını çekerek sinemaya adımını atıyor. Elindeki, Lumiere Kardeşlere ait Cinematography denen bu alamet-i farika medyumun stabil durumu hoşuna gitmiyor. Anlam ve aksiyon yaratmanın yollarını arıyor. Ancak o dönemin Cinematography’ı ağır ve donanımsız olduğundan hareket edemiyor. Mêliês, Cinematography önündeki nesneleri yakınlaştırıp-uzaklaştırarak aksiyon yaratıyor; ham filmi boyuyor, sahneler arası geçiş efekti keşfederek filmlerini geliştirmeye çalışıyor.

Zahmetli Bir İş Olarak Özel Efekt

Özel efekt Mêliês’in uygulamalarıyla kalmıyor. Akabinde özellikle sinemanın maddi ve manevi olanaklarının artması, tiyatrocular ve sirkçilerden ziyade sinemayı merak eden ve farklı düşünen yönetmenlerin işe el atmasıyla geliştikçe gelişiyor. Özellikle korku, fantastik, bilim-kurgu gibi filmlerde izlediğiniz canavarlar, yaratıklar, mekanlar, sis, örümcek ağı vb. gibi tüm unsurlar makine, optik uygulama ya da Özel Efekt çalışanları tarafından elle üretiliyor. Özel Efektler bununla da sınırlı kalmıyor. Kamera hilelerini çok iyi bilen işinin ehli görüntü yönetmenleri tarafından da uygulanıyor. Bu uygulamalara, günümüz filmlerinden olan Peter Jackson’ın Yüzüklerin Efendisi (Lord of the Rings) serisi mükemmel bir örnek oluşturuyor.

Özel Efekt

Yüzüklerin Efendisi serisinde, Hobbit ırkı ve büyücüler gibi fantastik varlıklar yer alıyor. Bilindiği gibi Gandalf (Ian McKellen) çok uzun, Frodo (Elijah Wood) çok kısa olduğundan aralarındaki boyut farkının verilmesi gerekiyor. Filmin yönetmeni ve görüntü yönetmeni bunu sağlamak için; kamera hilesi, perspektif ve aktörlerin mükemmel yeteneklerini kullanarak şöyle bir uygulama yapıyor. Filmin karar vericileri, perspektiften yararlanmak için Frodo’yu aksiyon çizgisinden uzağa, Gandalf’ı ise yakına koyuyor. Dolayısıyla Gandalf kamera açısından bakılınca çok uzun, Frodo ise kısa görünüyor. Görüntü yönetmeni, sanki Gandalf ve Frodo karşı karşıyalarmış gibi göstermek için ise, kamerayı aksiyon çizgisinden çok uzağa yerleştiriyor. Aktörlere zoom ile yaklaşıyor ve kameranın diyaframını yükseltiyor. Kameranın aktörlere zoom girmesi ve yüksek diyaframı net alan derinliğini iyice düşürüyor. İki aktör sanki karşı karşıya gibi görünüyor. Son dokunuş ise aktörlere düşüyor. Aktörler, aslında birbirlerine uzak olmalarına rağmen sanki karşı karşıya gibi rollerini veriyor. Sonuç olarak mükemmel bir Özel Efekt uygulaması ortaya çıkıyor.

Özel Efekten Öncesi…

Greenbox ya da filmdeki karakterlerin yeşil kıyafet giydirilerek yaratığa dönüştürülmesi gibi uygulamalar biliniyor. Günümüzde Görsel Efekt kullanılarak yapılan bu uygulamalar, daha eski yıllarda Özel Efekt ile yapılıyor. Bu uygulamalar, “Stanley Kubrick’in 2001: Bir Uzay Macerası” filminde kendini gösteriyor. Filmde geçen uzay mekiğinin içerisindeki monitörlerde sanki çalışıyorlarmış gibi bilgi akması gerekiyor. Monitörlerde akan yazılar ve grafikler bir göstericiden veriliyor. Göstericinin önüne ayna düzeneği yerleştirilerek, grafik ve yazıların tam monitörlerin üzerine denk gelmesi sağlanıyor. Üstelik bu uygulama, sahne çekilirken yapılıyor. Filmin başında gösterilen maymunların çekimleri ise daha zorlu işlemlerden geçiyor. Maymun çekimleri kesilerek bir eril görüntü oluşturuluyor. Fon için de ayrıca dişil görüntü oluşturuluyor. Yeni bir negatifte iki görüntü birbirini dolduracak biçimde üst üste bindiriliyor. İki örnekteki uygulama da milimetrik hesaplarla yapılıyor. Diğer tarafta uzay mekiğini kullanan pilotun gördüğü ve başını döndürdüğü ışıksal hareket uzamaları, yine optik ve mekanik işlemlerle manuel yapılıyor.

Özel Efekt

Ve Görsel Efekt Sinema Dünyasına Merhaba Der…

Teknolojinin gelişmesi, sinemada dijitalleşmeyi beraberinde getiriyor. Tabii ki bununla beraber Görsel Efekt de sinema dünyasına merhaba diyor. Yukarıda anlattığımız bütün işlemler, bilgisayar ortamında kolaylıkla yapılabiliyor. Masraf ve hata payı azalıyor. Üstelik çekim ekibini mümkün mertebe rahatlatıyor. Bugün Görsel Efekt, Hollywood üst tabakasının dayanak noktası haline geliyor. Özellikle fantastik, korku, bilim-kurgu türlerindeki filmler, makyaja gerek kalmadan yeşil kıyafet giymiş aktör ve aktrislerini bilgisayar ortamında yaratığa dönüştürüyor ya da stüdyoda aktör ve aktrislerin Greenbox önünde çekilmiş görüntülerinin ardına envaı çeşit mekân yerleştirilebiliyor. Burada önemli bir nokta, 100 yıllık Özel Efekt geçmişine sahip Hollywood asla ama asla tek başına Görsel Efekte sığınmıyor. Hem Görsel Efekt hem de Özel Efekt beraber harmanlanıyor ve kalite üst düzeye çıkarılıyor. Bu uygulamalara, Martin Scorsese’nin “Göklerin Hâkimi” (The Avigator) filmi mükemmel bir örnek oluşturuyor.

Dünya sinemasında önemli bir yere sahip olan Scorsese, bunu filmlerinin üzerine titremesiyle başarıyor. Gerçek olaylara dayanan, dolayısıyla çekimleri oldukça zor olan “Göklerin Hâkimi” filmi için, kendisine Greenbox ve Sanalcam kullanması öneriliyor. Çünkü filmde uçak kazası gibi çok zor bir sahne bulunuyor. Bu sahneyi gerçek mekânda gerçek bir uçakla çekmek masrafları arttırıyor. Sanalcam uygulamasını ise Scorsese kabul etmiyor. Kendisine başka bir fikirle geliniyor. Minyatür şehir, minyatür uçak… Scorsese bu fikri beğeniyor. Uçağın üzerine düştüğü evlerin benzeri minyatür olarak hazırlanıyor. Minyatür bir uçak evlerin üzerine düşüyor ve infilak ediyor. Minyatür nesneler zoom ölçekte çekiliyor. Seyirci, gördüğü nesnelerin boyutunu anlamak için karşılaştıracak gerçek boyutta bir nesne bulamadığı için sahneyi gerçek mekânda çekilmiş gibi kabul ediyor. Çekim, mükemmel bir özel efekt uygulaması olarak sinema tarihinde yerini alıyor. Bununla beraber Howard Hughes’in (Leonardo DiCaprio) uçak kullandığı sahneler Greenbox teknolojisi ile çekiliyor. Martin Scorsese burada da huysuzlanıyor. Eğer sahne gerçek mekânda, uçağa kamera bağlanarak çekilseydi kamera sallanırdı diyor. Stüdyoda, dolayısıyla rahat bir ortamda çekilen sahnede kamera özellikle titretilerek gerçek çekim efekti veriliyor.

Neden mi Özel Efekt?

Buraya kadar konuştuklarımızdan anlaşılıyor ki Görsel Efekt kullanmak Özel Efekt kullanmaktan daha ucuza geliyor. Bunu iki filmi karşılaştırarak inceleyelim: James Cameron’ın “Terminatör” (The Terminator) ve Francis Ford Coppola’nın “Kıyamet” (Apocalypse Now) fimleri…           

Terminatör filminde yoğun Görsel Efekt kullanıyor. Film yaklaşık 6.400.000 dolara çekiliyor. Gişede 40.000.000 dolar kazanıyor. Kıyamet filminde ise neredeyse tamamen özel efekt kullanılıyor. Film yaklaşık 31.500.000 dolara çekiliyor. Gişede ise 83.471.511 dolar da kalıyor.

Yorum bırakın

Kağan Yıldıran

Kağan Yıldıran

Sinema Yazarı
1990 Bakırköy/İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Radyo-TV Programcılığı ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdim. Roman ve uzun metraj film senaryoları yazıyorum. Star TV, Şafak Film gibi kurumlarda çalıştım. Kısa filmlerim ve videolarım https://www.youtube.com/watch?v=iakLE0RISeI&list=UUDUS4X1RLdtO4NIznWlQNJQ Film arşivleme ve okumaları yapıyorum. Eyüp Film Akademisi (EFA) ilk dönem mezunuyum. Fotoğrafçılık eğitimi aldım ve bir dönem serbest fotoğrafçılık yaptım.Mail yollamak için linke tıklayın.