Teknik Analiz

Kurgunun Anlam Yaratmadaki Gücü

Kurgu; sinemaya sonradan eklemlenmiş, sinemanın tali bir unsuru olmakla beraber, anlamı güçlendirme ve filmsel zamanı kontrol etme yeteneği hasebiyle vazgeçilmez bir unsur olarak yerini koruyor. Günümüzde tali unsur demek kafa karıştırıcı ve yanlış bir ifade gibi algılanabilir. Ancak sinema tarihi açısından böyledir ve tekrar belirtmekte fayda var ki sinema için kurgu çok önemlidir.

Kurgunun Kullanımı

Kurgu birincil olarak, filmin dizimsel özelliklerini belirlemede kullanılıyor. Böylece filmin zamanı kontrol ediliyor ve anlatı bütünlüğü sağlanıyor. Kurguyla, sahne içinde çekimlerin süreleri kontrol edilerek, filmin ritmi ve dolayısıyla seyircide uyandırması istenilen duygu yaratılıyor. Örneğin bir aksiyon filminde çekimler kısa tutularak filmin ritmi hızlandırılıyor ve heyecan duygusu arttırılıyor. Bir dram filminde ise çekim süreleri uzun tutularak dramatik aksiyonun seyirci tarafından içselleştirilmesi sağlanıyor. Çekimler ve sahneler peş peşe bağlanarak zaman ve uzam içinde devamlılık sağlanarak anlatı bütünlüğü oluşturuluyor. Bağımsız sinemacılar ise filmlerinde devamsızlık yaratarak bu çizgiden kayarak ayrıksı bir biçim yaratıyor. Ancak bu ayrıksılık yönetmenden yönetmene değiştiği için biz ana akım sinemadan devam edelim.

Kurgu

Bu örneklerden anlaşılacağı gibi, kurgu bir filmi baştan yaratabiliyor. Bunu masa başındaki kurgucu yapıyor. Bu durum yapımcılara, filmlere müdahale etmek için kapı aralıyor. Yapımcılar bu kapıdan pervasızca girip, kurgucu aracılığıyla filmlere müdahale edebiliyor. Örneğin 1920-1950 yıllarını kapsayan Hollywood “Altın Çağı” diye bilenen dönemde yapımcılar yönetmenleri kurgu odasına dahi sokmuyor. Bu duruma çözüm arayan Amerikalı ünlü Autor yönetmenden John Ford, kurgucu istediği kurguyu yapsın diye, filmlerini belli açılardan çekerek, planları kurguya eksik gönderiyor. Böylece kurgucu eline ulaşan planları birbirine bağlıyor. Ortaya çıkan sonuç tamda John Ford’un istediği sonuç oluyor. Yine Fransız ünlü Autor yönetmenlerden Jean-Luc Godard “Kurgu; benim güzel tasam” diye boşuna söylemiyor. Filmlerinde kurgunun yarattığı yan anlamsal bağa sıkı sıkı bağlanan Godard, bunu mükemmelleştirebilmeyi kendine dert ediyor.

Godard örneğinden anlayabileceğimiz gibi, kurgunun etkisi filmin sahnelerinin ve bütününün dizimsel unsurlarını kontrol etmekle bitmiyor. Göstergesel anlamda yönetmenlere yan anlam yaratma gücü de veriyor. Sahne geçişlerinde iki olay, iki mekân, iki karakter, iki renk, iki ses vb. iki farklı unsur karşılaştırılarak yan anlam yaratılıyor. Buna göstergebilimde “eğretileme” deniyor. Aksi takdirde göstergesel bağlamda, yönetmenler sadece sahne içi “metonimi” ile temel anlamsal bağlamla yetinmek zorunda kalırlardı ki bu da deyim yerindeyse sinemanın bir kolundan muaf olması anlamına gelirdi.

Kurgu

Kurgu ve Tarihsel Gelişimi

Kurgu birçok ülkede eş zamanlı olarak üzerinde çalışılan bir alandı. Amerika’da Edwin S. Porter ve D. W. Griffith, İngiltere de James Williamson, Rusya’da Pudovkin ve Eisenstein sinemada kurgu üzerine çalışıyordu. Porter, Williamson ve Pudovkin üçlüsü kurgunun zaman dizimsel ve anlatı bütünlüğünü yaratan öncüler olarak sinema tarihe adlarını yazdırıyordu.

Pudovkin ile aynı okuldan mezun olan Eisenstein ise kurguyu, filmlerini yan anlamsal bağlamda inşa etmek için kullanıyordu. Eisenstein’e göre; “iki farklı çekim çarpıştırılarak, üçüncü çekim için bir yan anlam yaratılırsa, bunun üzerine düşünen seyirci filme ortak olurdu.” Einstein pasif olan seyirciyi aktif hale getirmeyi ve Rus Devrimi’ni seyircisinin gözünde ve beyninde canlandırmayı amaçlıyordu.

Günümüzde filmlerin televizyondan izlenmesi kurgu tercihlerini etkiliyor. Filmlerin kurgu ritmini hızlandırılarak seyircinin kanal değiştirmesi engellenmeye çalışılıyor. Bunu aksiyon filmlerinin tamamında görebiliyoruz. Önceleri aksiyon arttıkça ritmi hızlanan kurgu yerine, şimdi baştan aşağı kurgu ritmi hızlandırılmış filmler izliyoruz. The Prestij ve Memonto filmlerinde tanık olduğumuz gibi, filmin kronolojik dizimsel akışı kurguda karmaşıklaştırılıyor ve filmler kafa karıştırıcı hale getiriliyor. Filmi ilk izleyişinde anlamayan seyirdi, filmi anlayabilmek için tekrar izliyor. Böylece filmin tekrar tekrar izlenmesi sağlanıyor.

Sonuç olarak her ne amaçla kullanılırsa kullanılsın, kurgu bir filmi yaratmada ve onu izlenilir kılmada etkili bir araç olarak yerini koruyor. Her yönetmen yaratmak istediği etki doğrultusunda kurguyu kullanarak film parçalarını organize ediyor, bir bütün yaratıyor. Politik duruşuna göre temel anlamsal ya da yan anlamsal bağlamlar üretiyor.

Sinegazete için misafir olan Kağan Yıldıran

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Misafir Koltugu
Misafir Koltuğu yazlarının paylaşıldığı hesaptır.