Sinegazete- Bağımsız sinema portalı

Tek Mekânda Bin Bir Hikâye: “What Ever Happened To Baby Jane?”

Klostrofobik bir atmosfere ustaca işlenmiş bir şaheserdir, 1962 yapımı “What Ever Happened To Baby Jane?” … Belden aşağısı tutmayan Blanche’nin psikolojik sorunları olan kardeşi Jane’i merkezine alarak ilerleyen karanlık film, mekân olarak çoğunlukla oturma odası, mutfak, koridor ve yatak odasından ibaret gözüküyor. Ancak altını çizmekte fayda var bu filmde az mekânda çok şey anlatılabilecek birçok unsur sıkıştırılmış. Jane ve Blance arasında ömür boyu bir rekabete dönüşen bu hayat mücadelesinin anlatımı Hollywood’un en iyi gotik eser sınıflarından birine giriyor. Filmin hikayesi bir zamanlar film yıldızı olan iki kardeşe odaklanmaktadır. Bette Davis ve Joan Crawford tarafından canlandırılan bu iki kardeş birbirinden çok farklı özellikler barındırmaktadır. Baby Jane Hudson’ın (Bette Davis) küçük yaşta edindiği ün, onun gelecekte her zaman kimlik problemi yaşadığı prangalar haline geliyor. Blanche Hudson (Joan Crawford) ise kardeşine her ne olursa olsun her zaman destek çıkmayı deniyor olsa da filmin sonlarına doğru onun için de zor olabilecek şeylerle yüzleşmek durumunda kalıyor. İki kardeş her zaman birbirlerinin rekabetçisi olarak yaşamlarını sürdürmekte. Onların filmdeki çekişmeleri hem beyazperdeye hem de sinema dünyasını yakından takip edenlerin beğenisini öyle kazanmıştır ki 1989 yılında Bette and Joan: The Divine Feud adlı bir kitapta yerlerini aldılar. IMDB üzerinde bile filmden o kadar etkilenenler vardır ki film hakkında yaptıkları yorumlar efsanevi ölçüde hatalı olabiliyor. Misal Jane’in yardıma muhtaç Blanche’ye vurduğu (tartakladığı) sahnede, Crawford’u çok zor bir kesiğe dikiş atmak zorunda olduğu iddia ediliyor. Asıl efsane olmayan olay ise ikisinin şiddetli bir rekabet içinde olmasıydı. Her biri zamanında kendilerine gelen çeşitli film önerilerini yapmayı kabul etti, ancak her ikisi de her zaman birbirlerinin rollerini delicesine kıskandı. Davis, tırnak için her zaman onun makyaj malzemelerini çalan kişiyken Crawford ise daha içine kapanık ve kinini dışarıya daha yansıtmayan biriydi.

Sosyal Hastalıklar

Film vodvilin (vaudeville) sıcak günlerinde başlıyor; (Baby) Jane Hudson “Ben babama bir mektup yazmıştım” adlı performansına tutuklu kalmış şekilde günlerini geçirip duruyor. Büyüse de her zaman sahnede dondurma isteyen ve Blanche’i aşağılayan tavrından ödün vermeyen Jane Hudson ilerleyen yaşlarda Blanche’nin felçli bir şekilde hayatını sürdürmesinin sebebidir. Jane Hudson kardeşi felçli olduktan sonra onun bakımını üstlense de kendisi sebep olduğu bu olayda her zaman yakınan, mırıldanan taraf olmuştur. Blanche ise evin bakımını üstlenen Elvira ve telefon olmak üzere dünya ile sadece iki bağı olan bir kimse olarak film boyunca tekerlekli sandalyede yaşamına devam etmekte. Filmde Blanche’nin ve evin bakımını üstlenen Elvira (Maidie Norman) filmin kompozisyonunun ilerlemesi açısından yarı kritik bir karakterdir. Jane Hudson’ın nefreti o kadar büyür ve büyüyerek onu yok eder. Film ilerledikçe bu “What ever happened to baby jane?” olayı bir tiyatro-vari gotik bir hikâyeyi anlatımının dışına çıkarıyor ve gerçek bir psikolojik korku hikayesine bürünüyor. Jane Hudson yaşlılığının tam da zirvesinde çocukken sergilediği “Ben babama bir mektup yazmıştım” adlı yetişkin performansını yeniden sergilemek üzere çalışırken bu takındığı eylem tam olarak patolojik egoya dönüşür. Blanche filmin ilerleyen bölümlerinde iyice umutsuzlaşır. Kendinin kurtuluşu için yan kapı komşusuna notlar bırakır. Ancak Blanche kurtuluşu konusunda her zaman Jane’e yakalanır. Dünya ile tek iletişimi olan Elvire’dan haber bekler ancak o konuda da pek başarılı olduğu söylenemez. Jane, Blanche üzerinde o kadar kötücül bir şekilde baskı kurar ki onu kendi isteğiyle aç bırakacak kadar yemekten soğutur.

Karakter İstismarı

“What ever happened to baby Jane?” Filminin ana karakterlerinin arasındaki çekişmenin alt metnini anlayabilmek için bu karakterlerin gerçek hayattaki geçmişlerine de bakmak gerekir. Zira “What ever happened to baby Jane?” Gerçek hayatta aralarındaki çekişmenin metaforudur. Film tüm bu şeylerin yanı sıra o tarihte “kadın” figürünün beyazperdeye yansımasında önemli bir işlev görüyor. 1925 yılında sinema sektörüne adım atan Crawford (1905-1977) filmde oynadığı karaktere özel olarak yapılan pantolon ile sinema dünyasına kadını tanıtmıştır. Davis ise (1908-1989), Griffith’nin sessiz film yıldızı Lillian Gish’in (1893-1993) kız kardeşini oynadığı filmle iyi bir imaj yakaladı. “What ever happened to baby Jane?” Filminin öncesinde ve sonrasında da yapımcılar ve yönetmenler Crawford ve Davis’i bir araya getirmeye çalıştır. Günümüzde Crawford ve Davis’in çekişmeli tartışmaları için Feud adlı TV gösterimi oldukça çekişmelerine yönelik kitap, film ve TV dizisi olmak üzere pek çok şey yapıldı.

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Eğer yazıya gönül verdiyseniz illa yazmak istiyorum diyorsanız, filmler vizyona girmeden önce hafta içi düzenlenen basın gösterimlerinden sizi haberdar edebiliriz. İnternet güncel bir mecra olduğu için yazıların önceden yayına alınması takdir edersiniz ki önemli.  Eğer sen de içindeki duyguları dışarıya aktarmak ve bunu sinema yoluyla yapmak istiyorsan hemen gönüllü olarak bize katıl ve yazmaya başla.

Tüm sanatseverlere sevgilerimizle…

Zeen Subscribe
A customizable subscription slide-in box to promote your newsletter

I consent to the terms and conditions