Analiz

Siz Buyurun Reklamları İzleyin; Film Mi? O Nasılsa Birazdan Başlar…

Sinemamıza 1989 yılındaki “Rain Man” (Yağmur Adam) filmi ile hızlı bir giriş yapan ve bir anlamda “Yeşilçam” olgusunu tarihe gömen Amerikalı film şirketleri, Türkiye’de birer birer ofislerini açmaya başladılar. Piyasamıza girmeleriyle birlikte yaptıkları önemli müdahaleler, sinema yapıtlarını son kullanıcıya servis eden ilk kurum olan sinema salonları’nda da köklü bir değişimin yaşanmasına da sebep oldu.

Çok fazla koltuk kapasitesi olan sinema salonlarını ikiye hatta üçe bölerek cep sinemalarını hayata geçirdiler. Tahta koltukların, ortadaki büyük kömür sobalarının yerini, tabanı halı kaplama, klimalı, yangın detektörlü, kumaş kaplı koltukların olduğu modern sinema salonları aldı. Sinema salonları kent merkezlerindeki veya semtlerdeki yerini çok beğenmeyip şehrin büyük alışveriş merkezlerinde inşa edilen çok salonlu komplekslere taşındı. Bu değişim her ne kadar köklü ve güzel olsa da gün geçtikçe beraberinde bazı sıkıntıları da getirdi.

sinema salonlarısinema salonlarısinema salonları sinema salonları

Bugün nerede bir sinemaya giderseniz gidin fahiş bilet fiyatlarına karşın bazen 30 dakikayı aşıp bitmek tükenmek bilmeyen sucuk, otel, çikolata ve tatil reklamları üzerine öldürücü darbeyi de büfelerde satılan karaborsa mısır ve kola satışı indiriyor ve inanın insan bir daha sinemaya gitmek istemiyor. Antrakt oluyor sadece iki dakika ışıklar yanıyor ve iki dakika sonra ışıklar karartılarak projeksiyon çalışmaya devam ediyor, yine bir beyaz eşya veya başka bir ürün reklamı giriyor, bu da sinema keyfini çekilmez hale getiriyor.  Ben 15, 20 liraya bilet alacağım, karşılığında yarım saat reklam seyredeceğim. Bunun savunulacak hiçbir tarafı yok. Skandalın boyutunu bir de şu yönden inceleyebiliriz; Cinemaximum sinemaları bir yılda 60 ton evet tam tamına 60 ton mısır sattığını duyurdu kamuoyuna. Diğer bir değerlendirmeye göre, sinema izleyicisinin yaş ortalaması 25 ve altı. Yani 25 yaş üstü sinemaya gitmiyor artık. Gerçek sinema izleyicisi salonlardan kaçtı maalesef. Düşünsenize; bütün yaş gruplarından izleyici toplayan tek film: Mahsun Kırmızıgülün Mucize filmi. Hal böyleyken varın gerisini siz düşünün…

Çocukluğumda sadece gelecek program fragmanlarını izlemek için sinemaya giden insanlara şahit olmuştum. Bugün ise sektörün içinde bulunduğu durumu ben de maalesef üzülerek takip ediyorum. İnanın ben de mecbur olmasam ticari gösterimlerde izlemek istemiyorum artık filmleri; ama maalesef Bursa’da basın gösterimi de yapılmıyor. Bize de çaresiz bu duruma seyirci kalmak düşüyor. O anda sinema görevlisinin kontrol ettiği biletimi geri verirken söylediği şu sözler geliyor hatırıma; “Abi siz reklamları izleyin, film bir ara başlar nasıl olsa…”

Abonemiz olmak ister misiniz?

Güncel yazılarımızdan haberdar olmak için, lütfen bize katılın!

Abone olduğunuz için teşekkürler

Bir şeyler ters gitti

Yorum bırakın

Levent Demirci

Levent Demirci

Sinema Yazarı
30.12.1974 Bursa doğumluyum. Babam 1974 ve 1990 tarihleri arasında Bursa'da sinema işletmeciliği ve film dağıtımı yaptı. Ben de sekizinci kısa filmimin çekimlerini henüz tamamladım. Bir de uzun metraj senaryom bulunmaktadır. Çekim için destek beklemekteyiz. Bursa'da yerel basında sinema köşe yazarlığı ve İsmail Güneş 'in filmlerinin Bursa galasını yaptım. Türk sinemasını ve yönetmenlerini Yeşilçam'dan itibaren itinayla takip etmekteyim. Mail yollamak için linke tıklayın.