Analiz

Büyük Balık: Olağan Bir Hikâyenin Olağandışı Bir Anlatımı

Büyük Balık (Big Fish); usta yönetmen Tim Burton’un 2003 yılında çektiği Macera/Drama/Fantastik türündeki olağan dışı filmi olarak sinema kayıtlarında ve seyircilerin hafızalarında yerini alıyor. Filmin çekimleri Alabama, USA’de tamamlanıyor. Filmin başrollerinde yıldız isimler yer alıyor. Film birçok uluslarası festivalde birçok ödüle aday gösteriliyor.

Olağan insan hikâyelerini olağan dışı bir dünya kurarak anlatan Tim Burton; masal ile fantastik özellikleri birleştirerek kendi sinema stilini bina etmiş bir yönetmen olarak sinema dünyasında yerini koruyor. Filmlerinde insanların temel ihtiyaçlarını, masalsı bir dünya, fantastik karakterler yaratarak aktarıyor. Yönetmen belki de insana dair duyguların bilinen tekniklerle anlatılmasının, artık insanları etkilemediğine inanıyor. Gerçeği, gerçekliği kırarak yeniden inşa ediyor.

Klasik Baba-Oğul Çekişmesine Farklı Bir Yaklaşım

Büyük BalıkFilm, Ed Bloom’un nehirde yakaladığı Büyük Balık’ı her fırsatta anlatmasıyla başlıyor. Bu masalsı hikâyeyi anlattığı son yer ise oğlu Will Bloom’un düğünü oluyor. Will Bloom’un babasının tekrar ve tekrar anlattığı bu hikâyeden, dahası geçmişiyle ilgili anlattığı tüm masalsı hikâyelerden nefret ettiğini anlıyoruz. Çocukluğundan beri dinlediği bu hikâyelerin gerçekleşmemesinden, babasının evde çok bulunmayışından rahatsız olduğunu öğreniyoruz. Oğlunun tüm bu tepkilerine rağmen Ed Bloom huyundan vazgeçmiyor. Başından geçen olayları masalsı bir sürümle anlatmaya devam ediyor. Bu durum baba-oğul arasında büyük sorunlara ve kopuşlara sebep oluyor. Ed Bloom’un hastalığı, Baba-Oğlu tekrar bir araya getiriyor.

Babasının hastalığı dolayısıyla, hamile eşi Josephine Bloom ile birlikte ailesinin yanına dönen Will Bloom, babasının anlattığı hikayelerin uydurma olmadığını babasının başından geçen olayları masallaştırarak ve fantastik öğeler katarak anlattığını öğreniyor. Ölmek üzere olan babasının isteğiyle ona; hastaneden kaçtıkları, nehre gittikleri ve babasının Büyük Balık’a dönüştüğü fantastik bir son hikâye anlatıyor. Ed Bloom nehirde Büyük Balık’a dönüşüyor ve sonsuzluğa doğru yüzüyor. Çünkü hikayeleri oğluna ve ondan torununa bir miras olarak aktarılıyor ve Ed Bloom ölümsüzlüğe kavuşuyor. Will Bloom ise uydurduğu bu son hikayede babasını nehre dönüşünde uğurlamaya gelen masalsı kişileri, babasının cenazesinde gerçekten görüyor ve babasının masal anlatmadığı, başından geçen olayları, tanıdığı kişileri masalsı öğeler katarak anlattığını öğrenmiş oluyor.

Büyük Balık filmi ile Görünenin Ötesine Bakabilmek

Tim Burton finaldeki bu cenaze sahnesiyle bizlere, görünenin arkasına bakmamıza, ön yargılardan kurtulmamıza yönelik telkinlerde bulunuyor. Bir kişinin ya da şeyin değerini kaybettikten sonra anlamamızın geç olacağını kendince vurguluyor. Filmde babasının aksine gayet gerçekçi ve soğuk olan Will Bloom babasının değerini ancak cenazesinde anlayabiliyor.

İyiye Özlem

Büyük BalıkYönetmen, gençlik hikâyelerine şahit olduğunuz Ed Bloom üzerinden başka bir toplumsal konuya daha dikkat çekiyor. İyiye özlem olarak adlandırdığım bu durum, Ed Bloom’un sosyal kişiliği ve yardımseverliği olarak dışa vuruluyor. İnsanlara elinden geldiğince yardımcı olan Ed Bloom, Spectre şehrinin kurtuluşu için oluşturulacak fona, iyilik yaptığı tüm insanlardan yardım istiyor ve karşılığını da alıyor. Ancak Jenny onun bu yardımseverliğinin altında kötü niyet beslediğine dair şüphe duyuyor.

Doğru bildiği şeyden şaşmayan, iyilik delisi Ed Bloom vazgeçmiyor ve Jenny’yi niyetinin Spektre’yi kurtarmak olduğuna ikna ediyor. Sonuç olarak taahhüt ettiği her şeyi yerine getiriyor ve Jenny’nin kalbini de fethediyor. Ancak Jenny’nin aşk isteğine karşılık vermiyor. Çünkü Ed Bloom “Bay Mükemmel” ve eşine çok âşık bir adam olarak duruşunu koruyor.

Tim Burton, iyilik eden iyilik bulur, geç olmadan değer bilin, dünyada iyi insanlarda var gibi fantastik ve klişe düşünceleri ancak fantastik bir filmde olabileceğini düşündüğü için mi işliyor, yoksa gerçekten mi inanıyor, bilemiyorum. Bu soruların cevabını siz sinemaseverlere bırakıyor, ben teknik analize geçiyorum.

Teknik Sıradanlıklar

Büyük BalıkTim Burton, filmlerinde içerik açısından kendi stilini yaratsa da, biçimsel açıdan hiç böyle bir kaygı gütmüyor. Klasik planlar ve klasik kurgu ile filmlerini aktarıyor. Derin odak, çarpıcı çerçeveleme, geniş açı, hareketli kamera gibi kullanımları tercih etmiyor. Yarattığı olağandışı karakterler ve dünyayı sıradan bir sinematografiyle dengeliyor. Derinlemesine incelediği alan karakterlerinin iç dünyası olduğundan, aktör ve aktrislerinin yüzüne olabildiğinde çok yaklaşıyor, onlardan olabildiğince çok duygu almaya çalışıyor. Büyük Balık filminde almak istediği Ed Bloom karakterinin temel motivasyonu olduğunu anladığımız, hikâyelerinin dinlenmesi, sevilmesi ve takdir edilmesi olduğundan, karakteri canlandıran Albert Finney-Ewan McGregor, karşı tepkileri aldığı Will Bloom ve karakteri canlandıran Billy Crudup-Perry Walston’la genelde yakın plan çalışıyor.

Klişe mesajlarının yanında, toplumsal ve siyasal mesajlarda veren Büyük Balık filmini, bize farklı dünyaların kapılarını açtığı, olağan olayları farklı bir perspektifte izlettiği ve filme verilen emek gibi nedenlerle beğeniyor, henüz izlemeyenlere tavsiye ediyorum.

*Değerli okurlar  yazılarım hakkında olumlu ya da olumsuz görüşlerinizi yorum kısmına bırakacağınız mesajlarınızla bana iletirseniz çok memnun olurum. Yapacağınız yorumlarla daha özgü içerikler üretmeme katkıda bulunduğunuz için şimdiden teşekkür ederim. 

SİZ DE ARAMIZA KATILIN

Yazar için önemli olan okuyucudur, okuyucum olmak ve bu konuda bana ilham sağlamak için benimle irtibatta kal ve Sinegazete‘ye abone ol.

Yorum bırakın

Kağan Yıldıran

Kağan Yıldıran

Sinema Yazarı
1990 Bakırköy/İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Radyo-TV Programcılığı ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdim. Roman ve uzun metraj film senaryoları yazıyorum. Star TV, Şafak Film gibi kurumlarda çalıştım. Kısa filmlerim ve videolarım https://www.youtube.com/watch?v=iakLE0RISeI&list=UUDUS4X1RLdtO4NIznWlQNJQ Film arşivleme ve okumaları yapıyorum. Eyüp Film Akademisi (EFA) ilk dönem mezunuyum. Fotoğrafçılık eğitimi aldım ve bir dönem serbest fotoğrafçılık yaptım.Mail yollamak için linke tıklayın.